... Sîvarek'e varınca Abdullah amcamıda alarak, Bucak Nahiyesinin Mazîray Köyüne ulaştık. Yani kendi köyümüz. Evvela rahat işlem görebilcek bir tuvalet ve abdest yeri yaptırdık. Çünkü çok sıkça bir şekilde defi hacet ediyordu. İkinci işlem evimizin yakınlardaki ağaçlara konan kuşları uçurtuyorduk. Horoz sesi ve azan sesi dışında, hiç bir sese tahammülü yoktu. Bizlerde her gelene, hafif tonla konuşmaları için ricada bulunuyorduk.
Allah razı olsun. Başta cümle köylülerimiz ve civar köyler ekseriyetle geçmiş olsuna geldiler. Rahmetlik babam: Mila Abdülhamid; her gelene "Bu güne dek aynı çeşmeden su içtik, aynı topraktan ekip-biçtik.Birlikte yaşadık. Çoğu zaman birçok işi harfane (imc) usulü çalışmalar yaptık. Hepimizin bir diğerimizin üzerinde hakları vardır. Birlikte yaşadık. Olaki kalp kırıcı, gönül incitici bir hal sudur olduysa? Benden yana annelerimizin ak sütü gibi helali hoş olsun. Lütfen sizlerde bana helal ediniz" diyordu.
Îlahî ne hikmet ise, köyümüzün bütün okumuş insanları uzak diyarlardan, şehirlerden gelmişlerdi. ........... Perşembe günü akşamı; ikindiden sonra bir iki defa gözleri yumuluyken birşeyler mırıldandı. Sonra bana oğlum dediklerimi vasiyet olarak yaz. Ve mümkün olduğunca yerine getirmeye çalış. Dedi. Vakit Perşembe günü akşamı, Cuma gecesi selası veriliyordu.
Mehmet Kemalé min. Ti zani ez tora çend heskena. Min waşté ki, wendena to bi qedyo. Ezî serfîrazî û servextîna ti û waran û birarandé şima bi vîna. Heman oyok aseno qeraré Cenabı Ellah'y babetnayo.
1-Ti bi wani û bibé îmam inşallah. Min qebül nékerdibî. Lé ez wazena ti qebül bikeré.
2- Eger xalé toyo sefer keyneynda xora jewî dano to. Ti ay qebül bikeré. Lé nédano. Xalandé tora kam bena wa a bo. Heger, xalandé xora ti néwazené, ké wazené bi waz. Lé belé; wa keséki zordarî, zalimî nébé! Xaseten felan......qewm û qabileyanra ne keyna biwazi û ne zî wayané xo bidé înan. Û ne xo û birarandé xoré înanra veyvi esla meyarî! Lé dostey, merdimîn, kerwayînidi pirsgrek çinyo.
(Tamamı 11 maddedir. İnşallah. Orjinal metnin tamamını Türkçe olarak yazacağım.)
O arada dili ağırlaştı. Tekrar düzelince. Bana Kur'an oku. Dedi. Kendiside Yasini Şerifi ezbere okumaya başladı. Üç defa Ali nerde? Heci nerede? Abdullah nerede? Remezan geldimi? Qüdé (Kudret) nerde? Bir kaç defa sayikladı. Sonra biraz dinç bir hal aldı. Bana yanaş dedi. Başını dizimin üstüne koydu. Şimdi Yasini Şerifi sesli oku. Dedi. Henüz okumaya başladım. Galiba İlk sayfayı çevirdim. Dudakları kıpırdamamaya başlayınca; vefat ettiğini anladım. Boğazıma çöken ağıtı gören Aphaconun oğlu Şeyxalit Elimden Kur'an'ı Kerimi alarak okumaya devam etti.
Perşembe günü akşam. Sabahı cuma günü idi. Cenaze bizim evimizin avlusunda yıkanıyor, kefenleniyordu. O arada adeta taşlar, kuşlar, ağaçlar,... Hatta adeta kâinat ağlıyordu. O'nun okuttuğu arkadaşlarından; Ap İbramxelîlé borî hem yıkıyor hem salâvat tekbir çekiyor ve hemde nasihat ederken bizlere teselli veriyordu. Evet cemaat. Efendimiz (SAV) buyurdu. Alim'nin ölümü, âlemin ölümü gibidir. İşte şimdi biz bir âlemin ölümünü müşahade ediyoruz. Orada bulunanların çoğu figan şivan ediyorken, Koçali Amcam. Bir kaç defa sağa sola gidip geldikten sonra; Yeter, yeter, yeter! Yahu hepimiz öleceğiz. Başka bir yol yoktur. Yani Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Ali gitti. Kainatın Resulü Hazreti Muhammed' ölümü tattı. Yeter artık. Ben dayanamıyorum. Kesin feryat figanı geceye kalmasın. Ap Koço pek konuşan biri değildi. Kimi hayret etti. Kimi gülümser gibi oldu. Kimi ateşe benzin dökülmüş gibi daha çok feryat eyledi.
Bütün kavmu iyal ve akraba içerisinde, en çok Ali amcamın hiç durmadan ağladığını görünce. Yanına vardım.
-Apo Mebermi. Beso. Baba şî. Ez esta. Meraq meki. Ez esta. Bewnî eza to hetek di. Beso. Babay va ez mirena mebermi. Hebén camérd bi. Eza goştareya ci kena. (Gözlerimi silerek) Bewnî çimandé mina hersî esté mi? Né. Eza né bermena. Tizî Mebermi. Temam apo.
-Tamam tamam, sozbo. Édi beso. Ez deha né bermena. Dediysede, gözleri çeşme gibiydi.
Cenaze yıkanıp kefenlendikten sonra camiye götürüldü. Köyümüzden ve civar köylerden gelenler sabaha kadar aralıksız okuyup dûa ettiler. Belki başka yerlerde defalarca olmuş olabilir. Lakin köyümüzde böylesi bir bereket İlk kez oldu ve halada olmamış. Bu durum apaçık ilahi bir ikramdı. Rabb'im hepsinden ebediyen razı olsun. Vefat edenlerin mekanı cennet, hâlâ yaşiyanların dünyaları seadet ve nihayetinde vefatları şehadet olsun inşallah.