Eşinin vefatının ardından geriye bir ev ve bir otomobil kaldı.
Ancak eşinin anne, babası ve kardeşleri daha önce hayatını kaybettiği için düzenlenen veraset ilamında, kadının hiç tanımadığı 30 kişinin üçüncü zümre mirasçısı olarak yer aldığı görüldü.
Mirasçıların kimliklerinin ve mirasçılık durumlarının netleştirilmesi amacıyla mahkemeye başvuran kadın, davanın halen devam ettiğini belirtti.
İddiaya göre, dava sürerken rahatsızlanan kadın otomobiliyle hastaneye giderek anjiyo oldu.
Taburcu olduktan sonra evine dönerken trafik uygulamasına takıldı. Trafik ekipleri, aracın miras intikal işlemlerinin yapılmadığını gerekçe göstererek otomobili yediemin otoparkına çekti.
Kadın, mahkemede mirasçılık tespit davasının sürdüğünü, mirasçıların henüz kesinleşmediğini ve intikal işlemlerini bu nedenle tamamlayamadığını anlatmasına rağmen aracın bağlanmasına engel olamadı.
Yaklaşık üç aydır yediemin otoparkında bulunan aracın, hem en yüksek hisseye sahip mirasçı olan kadının hem de diğer mirasçıların kullanımından mahrum bırakıldığı belirtiliyor.
Şanlıurfa’nın aşırı sıcaklarında bekletilen aracın zamanla değer kaybettiği ve adeta çürümeye terk edildiği ifade ediliyor.
Hukukçular, tereke mallarının korunmasının mahkemelerin temel sorumluluklarından biri olduğuna dikkat çekerken, davanın sonuçlanması beklenmeden aracın uzun süre otoparkta tutulmasının malın korunması ilkesine aykırı sonuçlar doğurduğu yönünde değerlendirmelerde bulunuyor.
Yaşanan mağduriyet, DEM Parti Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. Gergerlioğlu, miras davası devam eden bir aracın uzun süre yediemin otoparkında bekletilmesinin hem hak sahiplerini mağdur ettiğini hem de kamu yararına aykırı sonuçlar doğurduğunu belirterek konunun çözülmesi çağrısında bulundu.
Loading...