HAYAT BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANMAZ!

İlk insan için hayatın dört temel unsuru; hava, su, toprak ve ışık ne ise; son insan ve kıyamete kadar bütün insanlık için aynıdır.

Abone Ol

Bilimsel ilerleme, teknolojik gelişme, sanayileşme... görsel olarak, maddi açıdan epeyce kolaylık ve fiziksel refahın seviyesine büyük katkılar sağladı.
Lakin, maalesef insanlığın manevi huzuruna büyük katkılar sağlayamadı! Hatta bencilliği, egoizmi, şatafatlı yaşamak için helal haram ayırmadan lüks tüketim düşkünlüğü uğruna; faiz, fuhuş, aşırı borçlanma artıkça emniyet, güven ve huzur bozuldu.

Herşeyden önce, ahlâkî değerler, hayır ve şer ölçüleri bozuldu, davanın kutsallığı, adaletin tesisi, kalıcı huzurun olabileceğin inancı yıkıldı.
Oysa bilgiye erişim, teknolojik imkanlar, iletişim ve ulaşım, beslenme ve giyinme...gayet kolaylaştı ve bollaştı. Demekki, önce ahlak ve maneviyat öncelikli olmayan her gelişim, değişim ve dönüşüm; beraberinde büyük musibetler ve acımasız belalar getirir!

Öyle ise şu vecizeyi bir daha dikkatlice okuyalım. "Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhya-i din ile olur şu milletin (müslüman ümmetin) ihyası." Ve "milliyetimiz bir vücut, ruhu İslamiyet, aklı; iman ve Kur'andır." Yani"İkra'-Oku" emriyle başlayan, "vennas" ile hateme eren bir medeniyetin medinelerinden uzaklaştıkça uzaklaşan bi rejimin adını; ister laiklik, ister demokrasi, ister sosyalizm, ister millî görüş... hatta isterseniz dinî sistem koyun; değişen hiçbir şey olmaz!

Kur'an' okunuşundaki belagat, celadet, akli feraset, kalbi lezzet, sosyolojik hürmet, bireysel ve toplumsal hüviyet ve hürriyet ve kemalat erdeme erişemedikçe; bireysel, toplumsal ve kurumsal hiçbir yapılanma; kalıcı güvenliğe ve huzura erişemez.

Bilhassa gençlere ve özellikle ehl-i ilime sesleniyorum. Kur'an'ı bağımsız akılla, Resûl'i bir üslupla, manasını anlayarak okuyalım. Sakınha, sağcılığı veya solculuğu vede her bir tarikat ve beşeri ideolojik sistemleri din hâline getirenlerin izah ve uygulamalarına bakarak; İslâma bakışınızda karar kılmayınız. Evet bunların hepsinin niyetleri halisane rizai ilahi olsa da; beslenme kaynakları tevhidi açıdan orjinal olmayınca; maalesef netice bu minval üzere neticelenir. Küffar, müşrik düzenlerin tamamı direk karşı çıkarak değil, münafık ajanlar ile; Şeyh, molla, hoca, iş insanı, sanayici, rütbeli devlet yetkilisi, sporcu , sanatkar... perdesi altında şeytani siyaset ve yönetimlerini sürdürüyorlar.

Çıkış yolu var ve zor değildir. Bediüzzaman hazretlerinin Kur'an ve Sünnetten aldığı dersle; "Kürtlere Nasihat" adlı eserinde: "Xwendin, Xwendin, Xwendin. Dest hevgirtin, Dest hevgirtin, Dest hevgirtin" yani ısrarla okumak ve mutlaka (olmazsa olmaz birlik ve beraberlik için) el ele tutuşmak"

İşte bu uygulama bu günde, yarında başta Kürtler, Mazlum milletler ve topyekûn İslâm ümmeti için vede bütün insanlık için geçerli plan, program ve uygulaması; farzı ayn olan Rabbanî çaredir. Selam ve dua ile Allah'a emanet olunuz değerli kardeşlerim.