Akçakale Belediye Başkanı Abdulhakim Ayhan, ilçede siyasetin geleceğine ve siyasi temsil anlayışına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
İlçenin siyasi gündemini yönlendiren isimlerin artık aktif siyasette belirleyici rol üstlenmek yerine, deneyimlerini genç kuşaklara aktaran bir konuma geçmeleri gerektiğini savunan Ayhan, yeni dönem siyasettin yeni kuşaklara devredilmesi gerektiğini vurguladı.
Başkan Ayhan, Akçakale Haber Merkezinden Edebiyatçı - Sosyolog Gazeteci Yazar İbrahim Halil Arslan'a verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Belediye Başkanlığı iki dönemle sınırlandırılmalıdır."
Başkan Ayhan, bir siyasetçinin Belediye başkanlığının belirli bir süreyle sınırlı kalmasının demokratik yenilenme açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Ayhan, bir belediye başkanının en fazla iki dönemle sınırlandırılması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Ayhan’a göre, siyasette uzun yıllar aynı isimlerin belirleyici olması, yeni kadroların yetişmesini ve gençlerin karar alma mekanizmalarında yer bulmasının zorlaştırdığını belirtti.
Siyasi tecrübenin değersizleştirilmemesi gerektiğini ancak bu tecrübenin gençlerin önünü kapatmak için kullanılmaması gerektiğini savunan Ayhan, deneyimli siyasetçilerin aktif rekabetten ziyade yol gösterici bir rol üstlenmelerinin önemine işaret etti.
“Onlara siyaseti bıraktırana kadar ben de aktif siyasette olacağım.”
Açıklamalarının en dikkat çekici bölümünde siyasi rekabetin devamına ilişkin net bir mesaj veren Ayhan, ilçede kendisinin “siyasi dinozorlar” olarak nitelendirdiği isimlerin siyasette etkili olmaya devam etmesi hâlinde kendisinin de siyaseti bırakmayacağını belirtti.
Ayhan, bu isimlerin siyasetten çekildiği gün kendi isteğiyle siyaseti bırakacağını ifade ederek, tartışmayı kişisel adaylık meselesinin ötesine taşıdı.
Ayhan’ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise Ankara’da bürokrat olarak görev yaptıktan sonra ilçede siyasi sorumluluk üstlenmek isteyen isimlere yönelik eleştirileri oldu.
Siyasetin yalnızca unvan, makam veya geçmişte edinilen bürokratik deneyim üzerinden yürütülemeyeceğini savunan Ayhan, yerel siyasetin temelinde halkla doğrudan ilişki kurmanın, vatandaşların sorunlarını dinlemenin ve çözüm üretmenin bulunduğunu dile getirdi.
Ayhan, ilçenin gündelik sorunlarından uzak kalan, vatandaşlarla yeterince temas kurmayan ve yerelde toplumsal karşılık oluşturmadan adaylık iddiasıyla ortaya çıkan isimlerin tepeden inme bir siyaset anlayışıyla hareket etmesini eleştirdi. Yerel siyasetin masa başında değil, sahada ve halkla iç içe yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Akçakale siyasetinde yeni bir dönem tartışması
Ayhan’ın açıklamaları, Akçakale’de yalnızca mevcut siyasi aktörlerin konumunu değil, siyasetin nasıl yapılması gerektiğini de tartışmaya açtı. Bir tarafta siyasi deneyimin ve geçmiş birikimin önemi, diğer tarafta yeni isimlere alan açılması ve demokratik temsilin yenilenmesi bulunuyor.
Abdulhakim Ayhan’ın çıkışı, Akçakale siyasetinde önümüzdeki dönemde adaylıklar, siyasi rekabet ve kuşak değişimi başlıklarının daha fazla gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Açıklamaların ilçedeki diğer siyasi aktörler tarafından nasıl karşılanacağı ise merak konusu oldu.




