Yalçınkaya, yeni dava ile yalnızca tek bir taşınmazı değil, mülkiyetinde ve hissedarı olduğu çok sayıdaki parseli ve toplulaştırma işleminin Aşağıbeydaş Mahallesi genelindeki sonuçlarını yargıya taşıdı.
İLK DAVADA YARGI KARARI ÇIKTI
Yalçınkaya’nın önceki başvurusunda, aynı proje alanında bulunan 95 kök parsel yönünden uyuşmazlık mahkemeye taşınmıştı.
Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nin E:2023/533, K:2024/1532 sayılı kararına ve dosyada bulunan bilirkişi raporuna dayanan Yalçınkaya, söz konusu kararın Danıştay 4. Dairesi’nin 2 Haziran 2026 tarihli ilamıyla onandığını belirtiyor.
Bu gelişmenin ardından Yalçınkaya, “Bir parselde ortaya çıkan hukuki sorunlar yalnızca o parselin sorunu değildir; aynı proje mantığının diğer taşınmazlar bakımından da incelenmesi gerekir” gerekçesiyle yeni bir dava açtı.
BU KEZ HEDEFTE TOPLULAŞTIRMANIN GENELİ VAR
16 Ağustos 2026 tarihinde açıldığı belirtilen yeni davada, DSİ GAP 15. Bölge Müdürlüğü’nün 31 Temmuz 2026 tarihli ret işleminin iptali talep ediliyor.
Davanın en dikkat çekici yönü ise Yalçınkaya’nın, öncelikle 30 Eylül 2022 tarih ve 1196 yevmiye ile tescil edilen toplulaştırma projesinin sonuçlarıyla birlikte iptalini istemesi.
Bunun yanında 112/1, 113/3, 115/2, 117/4, 127/3, 143/4, 153/1, 167/2, 175/2, 193/2, 194/1, 201/1, 203/1, 205/2, 217/3 ada/parsel sayılı taşınmazlar yönünden oluştuğu ileri sürülen mağduriyetlerin giderilmesi ve ilgili parselasyon işlemlerinin iptali talep ediliyor.
“ARTIK SADECE BENİM ARAZİMİN MESELESİ DEĞİL”
Yalçınkaya’nın yeni dava dosyasındaki temel iddiası, toplulaştırma uygulamasındaki hukuka aykırılıkların münferit bir parsel sorunuyla sınırlı olmadığı yönünde.
Dava dilekçesinde; parsellerin parçalanması, çok sayıda hissedar oluşturulması, KOP ve ortak tesis kesintileri, askı ve ilan süreçleri ile tahsis uygulamalarına ilişkin çok sayıda iddia ve belge mahkemeye sunuluyor.
Dosyada ayrıca Kaymakamlık ve DSİ arasındaki resmi yazışmalar, bilirkişi raporu, keşif tutanakları, tapu kayıtları, kadastro paftaları, derecelendirme haritaları ve tescil belgelerinin delil olarak gösterildiği belirtiliyor.
ŞANLIURFA’DA YENİ TARTIŞMA
Dava, yalnızca bir arazi sahibinin mülkiyet uyuşmazlığı olmaktan çıkarak, Şanlıurfa’daki arazi toplulaştırma uygulamalarının nasıl yürütüldüğü konusunda daha geniş bir tartışmanın kapısını aralıyor.
Özellikle arazi paylaşımı nedeniyle yıllardır devam eden aile ve mahalleler arası anlaşmazlıkların bulunduğu bölgede, toplulaştırma işlemlerinin yeni mülkiyet uyuşmazlıklarına yol açıp açmadığı da araştırılması gereken önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
GÖZLER ŞANLIURFA İDARE MAHKEMESİ’NDE
Yalçınkaya’nın talebi kabul edilirse, mahkemenin yalnızca kendisine ait taşınmazları değil, toplulaştırma projesinin Aşağıbeydaş Mahallesi genelindeki uygulanma biçimini de değerlendirmesi gündeme gelebilecek.
Bu nedenle dava, bölgedeki arazi sahipleri tarafından da yakından takip ediliyor. Bir parsel için başlayan hukuk mücadelesi, şimdi onlarca taşınmaza ve toplulaştırmanın geneline uzanan bir davaya dönüştü.
Şimdi kritik soru şu: “Bir parselde hukuka aykırılık tespit edilmişse, aynı proje kapsamında yapılan diğer parseller ve toplulaştırmanın bütünü yeniden incelenecek mi?” Aşağıbeydaş’taki dava, bu sorunun yanıtını bekliyor.




