Döküm demir tencerelerde pişirilen bazı yiyeceklerin demir içeriğinin artabildiğini ancak bunun tedavi yerine geçmeyeceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gulnar Zeynalova, demir eksikliğiyle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.
‘Asidik Gıdalar Demir Geçişini Artırıyor’
Döküm demir tencerelerde pişirilen yemeklere gerçekten demir geçişi olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Gulnar Zeynalova, “Bu geçiş; yemeğin asidik yapısına, pişirme süresine ve sıcaklığa göre değişiklik gösterebilir. Özellikle domates sosu gibi asidik gıdalar, tencereden daha fazla demir çözünmesine neden olabilir. Yeşil sebzeler ve asidik soslarla hazırlanan yemekler bu açıdan katkı sağlayabilir” diye konuştu.
‘Demirin Emilimi Tek Başına Pişirme Yöntemiyle Belirlenmez’
Döküm demirden geçen demirin non-hem formda olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Zeynalova, “Vücut hem demiri daha kolay emer. Ancak bitkisel kaynaklı non-hem demir de doğru kombinasyonlarla etkili şekilde emilebilir. Özellikle C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim ciddi ölçüde artar. Bu nedenle demirden zengin bir öğünün yanında portakal suyu, biber ya da limon gibi destekleyici besinler tercih edilmelidir” dedi.
‘Risk Grubunda Milyonlarca Kişi Var’
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyar insanın demir eksikliği anemisi riski taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynalova, “Özellikle çocuklar, gebeler, vegan ve vejetaryen bireyler ile sık kan bağışında bulunan kişiler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilerde beslenme düzeni daha dikkatli planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘Demir Eksikliği Sadece Halsizlik Yapmaz’
Demir eksikliğinin yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Zeynalova, “Halsizlik, baş dönmesi, nefes darlığı, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler sık görülür. Bunun yanında bağışıklık sistemi zayıflayabilir, dikkat eksikliği ve anksiyete gibi zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler hafife alınmamalıdır” diye konuştu.
‘Kırmızı Et, Tavuk, Balık Ve Karaciğer Hem Demir Açısından Güçlü Kaynaklardır’
Demir eksikliğini önlemek için hem hayvansal hem bitkisel kaynakların dengeli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Zeynalova, “Kırmızı et, tavuk, balık ve karaciğer hem demir açısından güçlü kaynaklardır. Mercimek, nohut, kuru fasulye, ıspanak, pazı ve brokoli gibi bitkisel kaynaklar da önemli destek sağlar. Burada önemli olan doğru kombinasyonu kurabilmektir” dedi.
‘Çay Ve Kahve Demir Emilimini Azaltabiliyor’
Demir emilimini olumsuz etkileyen faktörlere de değinen Uzm. Dr. Zeynalova, “Süt ve süt ürünleri içeriğindeki kalsiyum nedeniyle, çay ve kahve ise tanen nedeniyle demir emilimini azaltabilir. Özellikle demir açısından zengin öğünlerden hemen sonra bu içeceklerin tüketilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.
‘Sosyal Medyadaki Her Bilgi Doğru Değil’
Döküm demir tencerelerin tek başına demir eksikliğini çözebileceği düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynalova, “Bu ürünler destekleyici olabilir ancak tedavi edici değildir. Demir eksikliğinde mutlaka altta yatan neden araştırılmalı ve gerekiyorsa hekim kontrolünde tedavi planlanmalıdır” dedi.




