Şanlıurfalı emekli polis İsa Altun sanal suçların kitabını yazdı. Altun, ‘Ortam Sanal Suç Gerçek’ isimli kitabı için Türkiye’nin ilk telefon dolandırıcılarından Akçakaleli A.Z. ile Şanlıurfa’da buluştu. A.Z. telefonla dolandırıcılığın nasıl başladığını ve nasıl dolandırdıklarını yıllar önce Şanlıurfalı emekli polis İsa Altun'a anlattı. Şanlıurfalı emekli polis İsa Altun da bu dolandırıcıların kitabını yazmıştı. O dolandırıcılar halen dolandırmaya devam ediyor.

O gün başlayan dolandırıcılık şimdilerde ise şarkıcı Haluk Levent’in, Ahbap Derneği soruşturmasında tutuklanması, geçmişteki büyük dolandırıcılık olaylarını hatırlatmış oldu.

Yakın tarihte en çok gündem olmuş dolandırıcılık vakaları şöyle.

SÜLÜN OSMAN: DOLANDIRICILIĞA ADANMIŞ BİR ÖMÜR

Türkiye’de dolandırıcılık deyince akla, “Sülün Osman” lakaplı Osman Ziya Sülün gelir.

1923’te Cumhuriyet’in kurulduğu yıl doğan Sülün Osman, Cumhuriyet tarihinin de en namlı ve fantastik dolandırıcısıdır.

Sülün Osman’ın kendisi de kendisine atfedilen bazı olaylar da mitolojikleşmiştir.

‘İSTANBUL’U SATIYORUM’
Sülün Osman, özellikle İstanbul’u, genelde İstanbul’a ilk kez gelmiş kişilere Galata Kulesi’ni, Galata Köprüsü’nü, Dolmabahçe Saat Kulesi’ni, Taksim Meydanı'ndaki saati, şehir tramvayını, feribot hattını hatta bazı kamu binalarını satma kisvesi altında yaptığı dolandırıcılıklarla tanınıyor.
İstanbul’a yeni gelenler, yabancı turistler, şehirde yatırım yapmak isteyen kişileri hedefine koyan Sülün Osman, kendisini ünlü yapan büyük “iş”lerini 1950’li yıllarda yaptı.

Sülün Osman’ın, İstanbul Üniversitesi’nin bahçesini 17 bin liraya, Beyazıt Yangın Kulesi’ni 850 liraya, Eminönü meydanındaki saati 3 bin liraya, Maçka-Beyazıt tramvayını ise 11 bin liraya “sattığı" anlatılıyor.
İKİNCİ EVİ CEZAEVİ
Kaç kere olduğu bilinmeyecek kadar çok gözaltına alınan Sülün Osman defalarca kez de cezaevine girdi.

Sülün Osman’ın bilinen ilk hapis cezalarından biri 1956’da Haseki’de kendisine ait olmayan bir evi 200 liraya “satıp” 3,5 ay hapis cezası almasıydı.

1957’de başka bir dolandırıcılık faaliyetinden dolayı da 5 ay hapis cezası aldı.
27 MAYIS DARBECİLERİNDEN EMNİYET’TE KADRO İSTEDİ
27 Mayıs 1960 darbesi sırasında da cezaevinde bulunan Sülün Osman, darbeyi yapan Milli Birlik Komitesi’nin darbenin ardından çıkarttığı genel afla serbest kaldı.
9 Aralık 1960 tarihli gazetelerde Sülün Osman’ın, 27 Mayıs darbesi sonrası ülkenin yönetimini anti-demokratik bir şekilde ele alan Milli Birlik Komitesi tarafından İçişleri Bakanlığı’na getirilen Tümgeneral İhsan Kızıloğlu’na mektup verdiği haberi vardı.

Sülün Osman, 27 Mayıs’ın İçişleri Bakanı’ndan kendisinin Emniyet tarafından değerlendirilebileceğini umduğu mektubuyla ilgili gazetelerde çıkan haberde şu ifadeler yer alıyordu:

“Osman Sülün, 20 yıldan beri ailesini dolandırıcılık yaparak geçindirdiğini, aftan sonra bu menfur işi bırakmaya karar verdiğini, fakat geçimini sağlayacak bir iş bulamadığını belirttiği dilekçesinin sonunu şöyle bağlamaktadır:
‘Zatıâlinizden ricam şudur: 20 yıl menfur meslek hayatım boyunca çok tecrübe sahibi oldum. Bu tecrübem sayesinde polise yardımcı olabilirim. İstanbul polisi kadrosu dâhilinde bana bir vazife verilmesi için yüksek emirlerinizi istirham eder, ellerinizden öperim.’”
GALATA KÖPRÜSÜ “İHALESİ”NDEN TUTUKLANDI
Ancak Sülün Osman, 1 yıl sonra bırakmaya karar verdiğini söylediği “menfur iş” üstünde yakalandı.

Ünlü Galata Köprüsü’nü satma girişimi nedeniyle yeniden tutuklandı.
“ALINTERİ İLE YAŞAMAK” KONFERANSI
Sülün Osman cezaevindeyken de gündeme damga vurmayı başardı.

20 Nisan 1962’de cezaevinde diğer mahkum ve mahpuslara “alınteri ile yaşamak” konulu konferans verdi.
“BÜYÜCÜLÜK”TEN GÖZALTINA ALINDI
Sülün Osman, 1963 yılında büyücülük ve falcılık yaparken yakalandı.

O tarihteki haberlerde Sülün Osman’ın 90’ın üzerinde sabıkası olduğu yazıldı.
SİYASETE DE ‘SOYUNDU’
Sülün Osman, 1965’te de İstanbul’dan bağımsız milletvekili adaylığı iddiasıyla gündeme geldi.

Gerçekten bağımsız milletvekili adayı olup seçime girmeyen Sülün Osman’ın seçimlerden öncesinde Zeytinburnu’nda bir topluluğa bağımsız milletvekili adaylığı için “miting” konuşması yaptığı haberi gazetelerde çıktı.

Çıkan haberlere göre konuşmasında milletvekili maaşlarının yüksekliğini eleştiren kendisini seçilirse küçük bir kısmını alacağını belirten Sülün Osman, aynı zamanda evlenemeyen genç kadınları evlendirmek için çalışacağını da vadetti.
SADRİ ALIŞIK’A DOLANDIRICILIK “DERS”İ
Sülün Osman yine 1965 yılında Yankesici Kızın Aşkı filminde oyuncu Sadri Alışık’a rolü gereği dolandırıcılık taktikleri gösterdi.
YEŞİLÇAM’A İŞ YAPMAYA BAŞLADI
Sülün Osman, hayatının son döneminde Yeşilçam Sokak’ta filmcilere elbise ve kılıç kiralamaya başladı.

1982 yılında verdiği bir röportajda o dönemde ortaya çıkan tefecilerin kendisini gölgede bıraktığını söyledi.

“İcraatları” mizah dergilerinde, tiyatro oyunlarında, sinema filmlerinde konu edilen Sülün Osman, 1984 yılında hayatını kaybetti.
SELÇUK PARSADAN: BAŞBAKANLIĞI DOLANDIRMAK
Sülün Osman kadar ünlü olmasa da onun ölümünden sonra Türkiye’nin en çok konuştuğu büyük dolandırıcılık olayının “kahraman”ı Selçuk Parsadan oldu.

1952 yılında İstanbul’da doğan Parsadan, partilerin kapatıldığı 12 Eylül darbesi sonrası yeni partilerin kurulduğu dönemde CHP’nin yerine kurulan Halkçı Parti’nin Beyoğlu ilçe teşkilatına üye oldu.

Kendisine siyasi bir kariyer hedeflese de Parsadan’ın siyasetteki bu ilk teması kendisinin istediği gibi olmadı.
‘ANAP’A KARŞI DYP’Yİ DESTEKLEYEN KEMALİSTLER’
Kendisine siyasi bir kariyer biçmekten vazgeçen Parsadan, siyasetle ilgili hedeflerini dışarıdan tamamlamaya karar verdi.

Parsadan, 24 Aralık 1995 tarihinde yapılacak genel seçimlerden yaklaşık 2 ay önce 2 Kasım 1995 tarihinde başbakanlığı aradı.

Telefonda görüştüğü başbakanlık personeline, kendisini emekli orgeneral Necdet Öztorun olarak tanıtan Parsadan, “Kemalistler Derneği” olarak ANAP’a karşı dönemin başbakanı Tansu Çiller’in genel başkanlığını yürüttüğü Doğru Yol Partisi’ne destek vereceklerini söyledi.
SEÇİM DESTEĞİ İÇİN PARA TALEP ETTİ
Başbakanlık personelini kendisinin Öztorun Paşa olduğuna ikna eden Parsadan, ANAP’tan DYP’ye oy akışı sağlayacaklarını belirterek bunun için faaliyetlerine maddi destek talebinde bulundu.

Telefonda doğrudan Tansu Çiller ile görüştürülen Parsadan, Başbakanlık örtülü ödeneğinden 5,5 milyar TL’nin çalışanı olan bir kadına teslim edilmesini sağladı.
SİYASİ KRİZ ÇIKTI
Skandal 5 ay sonra ortaya çıktı.

Başbakanlığın dolandırıldığının ortaya çıkması siyasi gündemi hareketlendirirken, ortadan kaybolan Parsadan da emniyet ekiplerince aranmaya başladı.
5 YILA YAKIN HAPİS YATTI
Olayın ortaya çıkmasından sonra gazetecilere telefonda mülakatlar veren Parsadan, önce haftalık 3 milyar TL şeklinde anlaşmaya vardıklarını ancak sonra 2 taksitte 5,5 milyar TL alabildiğini iddia etti.

Yakalanan Parsadan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Parsadan, soruşturma sürecinde ortaya çıkan başka dolandırıcılık dosyalarından 5 yıl hapis cezası daha aldı.

İnfaz yasasından faydalanan Parsadan, 4 yıl 8 ay sonra tahliye edildi.

25 Temmuz 2006’da omurilik kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

FADIL AKGÜNDÜZ: “JET” HIZIYLA…
Dolandırıcılığın başka bir simge ismi de “Jet Fadıl” lakaplı Fadıl Akgündüz.

1956’da Siirt’te doğan Akgündüz’ün kurduğu Jet-Pa Holding, 90’larda otomotiv, konut, turizm, sanayi alanlarında birçok yatırıma girişti.

Özellikle gurbetçilere yönelen, faizsiz yatırım ile yüksek getiri vadeden Jet-Pa, binlerce kişiden para toplayarak elektronik eşya ve sanayi alanında yapacağını vadettiği projeler ile tanındı.

Holding; bazıları Avrupa ülkelerinde olmak üzere düzenlediği büyük tanıtım organizasyonları ve televizyon reklamlarının da etkisiyle on binlerce yatırımcı topladı.
“İMZA” OTOMOBİLİ
Akgündüz, “Türkiye’nin ilk dünya otomobili” dediği “İmza” adlı bir otomobil için 1999 yılında büyük bir lansman düzenledi.

İmza’yı üretmek için Siirt’te otomobil fabrikası kuracağını söyleyen Akgündüz, 2002 yılında İmza’nın üretimine başlanacağını ve yılda yüz binlerce araç üretileceğini iddia etti.

İmza’nın piyasaya çıkış tarihi olarak 29 Ekim’i belirledi.

"İmza 700" adı verilen prototip tanıtıldı ve bazı uluslararası fuarlarda da sergilendi.

Ancak otomobil hiçbir zaman seri üretime geçmedi yine de bu projenin yatırımcılarından para toplanmaya devam edildi.
DOLANDIRICILIK ŞİKAYETLERİ
Vaat edilen projelerin hayata geçmemesi üzerine yatırımcılar paralarını alamadıkları gerekçesiyle şikayetçi oldu.

Akgündüz’ün, hakkında şikayetçi olan Almanya, Hollanda ve Fransa'da yaşayan 600'den fazla gurbetçiden 1998-2000 yılları arasında yaklaşık 10,7 milyon Alman markı ile 51 milyar lira topladığı tespit edildi.

Jet-Pa tarafından 1998’de Ankara’da inşa edilen Jetkent 3 konut sitesinde de evlerin 2001’de verileceği duyurulmuş ancak evler teslim edilmemişti.
YURT DIŞINA KAÇTI
Akgündüz hakkında dolandırıcılık iddiaları üzerine 4 yıl 2 ay hapis cezası alması üzerine hakkında tutuklama kararı çıktı.

Yurt dışına kaçan Akgündüz hakkında kırmızı bülten çıkartıldı.
1 AYLIK MİLLETVEKİLLİĞİ
Akgündüz, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Siirt’ten bağımsız milletvekili seçildi.

Milletvekili dokunulmazlığı kazanan Akgündüz, 9 Kasım 2002’de Türkiye’ye geldi.
DOKUNULMAZLIK GİDİNCE TUTUKLANDI
Siirt seçimlerinin iptal edilmesi üzerine milletvekilliği düşen ve dokunulmazlık zırhına veda eden Akgündüz, 10 Aralık 2002 tarihinde tutuklandı.

Akgündüz’ün 2003’te yargılanmaya başladığı davada 2004 yılında 150 milyar TL kefaretle serbest kaldı.
ZAMANAŞIMINDAN DÜŞTÜ
Kasım 2006'da "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 10 bin 400 TL adli para cezasına çarptırıldı.

Yargıtay'a gönderilen cezası 2 yıl sonra usulden bozulan Akgündüz, hakkındaki suçlamaların zaman aşımına girmesiyle yeniden yargılanmadı.

Akgündüz hakkında 1235 yıl hapsi istenen dava 2008’de düştü.
CAPRİCE GOLD İLE DÖNDÜ
Akgündüz, aradan geçen yıllardan sonra 2010’da İstanbul Bayrampaşa’da temeli atılan Caprice Gold Hotel projesiyle gündeme geldi.

2012 yılında hizmete açılacağı duyurulan Caprice Gold Hotel, İstanbul’da devre mülk şeklinde işletilen ilk otel olacaktı.

15’er günlük devre mülk şeklinde konaklama yapılacak 2 bin oda ile 3 bin yataklı olarak tasarlanan Caprice Gold Hotel projesi için Forum İstanbul ile eski Bayrampaşa cezaevi arasında kalan 26 bin metrekarelik arazi 49 yıllığına kiralandı.

Projede kadınlara ve erkeklere özel 12’si kapalı, 6’sı açık 18 havuz yer aldı.

Caprice Gold projesi tamamlanamazken bu sürede 12 bin kişiye maketten devre mülk satıldı.
YİNE TAMAMLANMAYAN PROJE
Ancak Akgündüz’ün daha önceki projeleri gibi Caprice Gold projesi de tamamlanmadı.

Dairelerin teslim edilmemesi üzerine binlerce kişi şikayetçi oldu.

Tamamlanması mümkün olmayan projeler üzerinden vatandaşlardan para toplamakla ve aynı bağımsız bölümleri birden fazla kişiye satmakla suçlanan Akgündüz, 22 Aralık 2025’te “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla tutuklandı.

Akgündüz, dolandırıcılık kastı olmadığını savundu.

Caprice Gold projesinin finansman sorunları nedeniyle tamamlanamadığını savundu.
2,5 BİN YIL ALDI
Yargılama sürecinde 28 Mart 2017’de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Mahkeme Akgündüz hakkında 28 Nisan 2023 tarihinde "tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerin dolandırıcılığı" suçundan 2 bin 504 yıl 2 ay hapis ve 12 milyon 20 bin lira adli para cezası verdi.
MEHMET AYDIN: ÇİFTLİK BANK İLE TOSUNCUK
Kamuoyunda “Tosuncuk” lakabıyla tanınan Mehmet Aydın, yeni nesil denebilecek bir dijital dolandırıcılık organizasyonunun faili.
“SANAL” ÇİFTLİK
Aydın, 2016 yılında Farm Ville adlı sanal çiftlik oyunundan esinlenerek Çiftlik Bank’ı kurdu.

Uygulama ile sanal çiftlik hayvanları satılacak, bu toplanan paralar ile kurulacak gerçek çiftlikler ve tesisler ile de sanal hayvanların sahiplerine yani “yatırımcı”lara pay dağıtılacaktı.
GÖSTERİŞLİ AÇILIŞLAR
Büyük reklam kampanyaları düzenleyen Çiftlik Bank, çeşitli illerde çiftlikler, süt üretim tesisleri, et işleme merkezleri ve mağazalar açtı.

Çiftlikler için şaşaalı açılış programları organize edildi.
KAR DAĞITARAK BAŞLADI
Bu açılışlar ile Çiftlik Bank’ın gerçek üretime dayandığı izlenimi oluşturuldu.

Kısa sürede on binlerce yatırımcıya ulaşan Çiftlik Bank, sisteme ilk katılanlara yüksek kar ödemeleri yaptı.
MUHATAP BULUNAMADI
2017 sonlarında Çiftlik Bank’ın, yeni yatırımcıların verdiği paraların daha öncekilere dağıtılması şeklinde ilerleyen bir ponzi sistemi olduğu iddialarının yaygınlaşması üzerine şirketle suç duyuruları yapıldı ve inceleme süreçleri başlatıldı.

12 Mart 2018 sabahı şirketin İstanbul Ümraniye’deki ofisine giden yatırımcılar, ofisin boşaltıldığını öğrendi.

Yatırımcılar, Çiftlik Bank’ın açılışını yaptığı tesislerde de muhatap bulamadı.
MEHMET AYDIN YURTDIŞINA KAÇTI
Mehmet Aydın’ın 24 Ocak 2018 tarihinde Uruguay’a gittiği ortaya çıktı.

Başlatılan nitelikli dolandırıcılık soruşturması sonucunda Mehmet Aydın henüz firariyken iddianame hazırlandı.

Kasım Gülpınar, Ezidi Ruhani Heyetiyle Bir Araya Geldi
Kasım Gülpınar, Ezidi Ruhani Heyetiyle Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

İddianameye göre; Mehmet Aydın’ın 132 bin 222 yatırımcıdan 1 milyar 140 milyon TL toplandığı, bu paranın yaklaşık 688 milyon TL’lik kısmının katılımcılara geri ödendiği tespit edildi.
BREZİLYA’DA BÜYÜKELÇİLİĞE SIĞINDI
3 yıl kadar firari olan Mehmet Aydın, 2021 yılında Türkiye’nin Brezilya’daki büyükelçiliğine başvurarak Türkiye’ye dönmek istediğini açıkladı.

Türkiye'ye getirilen Aydın, İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
45 BİN YIL HAPİS CEZASI
Aydın, dolandırıcılık yaptığı suçlamalarını reddetti.

Sistemin ekonomik nedenlerle çöktüğünü savundu.

Mahkeme, 2024 yılında Mehmet Aydın ile ağabeyi Fatih Aydın'ı 45 bin 376 yıl 6'şar ay hapis ve milyarlarca liralık adli para cezasına mahkûm etti.

Karar, Türkiye hukuk tarihinde verilen en yüksek süreli hapis cezalarından biri olarak kayıtlara geçti.
FARUK FATİH ÖZER: ÖLÜMLE BİTEN VURGUN
Kurduğu kripto para uygulamasına yüz binlerce katılımcısı olan Faruk Fatih Özer’in genç yaştaki sonu cezaevinde ölüm oldu.
23 YAŞINDA BİR “GİRİŞİMCİ"
Faruk Fatih Özer, 2017 yılında henüz 23 yaşındayken Thodex adlı kripto alım-satım platformunu kurdu.

Platform özellikle 2020 ve 2021 yıllarındaki yoğun reklam kampanyası, düşük komisyon vaatleri ve bazı promosyon kampanyalarıyla Türkiye’nin en çok bilinen kripto para borsalarından biri haline gelerek geniş bir katılımcı sayısına ulaştı.
REKLAMLARI YILDIZLAR GEÇİDİ GİBİYDİ
Thodex’in reklamları adeta yıldızlar geçidi gibiydi.

Pınar Deniz, Mine Tugay, Bahar Şahin, Simge, Zeynep Sever Demirel, Özge Ulusoy, Deren Talu, Ebru Şallı, Burcu Esmersoy, Cansel Elçin, Zeynep Tuğçe Bayat, Pelin Karahan, Gökçe Bahadır, Gaye Turgut Evin, Eda Ece, Barış Kılıç, Gökçe Akyıldız, Selin Şekerci, Melisa Döngel gibi birbirinden ünlü isimler Thodex reklamlarında yer aldı.
İŞLEMLER DURDU, “GEÇİCİ” DEDİ
Thodex, Nisan 2021’de aniden işlemlerini durdurdu.

Şirketten işlemlerin dış yatırım süreci nedeniyle geçici olarak durdurulduğu açıklaması yapıldı.

Ancak 400 bine yakın aktif kullanıcı, 2 milyar dolara yakın varlığına uzun bir süre erişemedi.
YURT DIŞINA KAÇTI
Kısa bir süre sonra da Özer’in yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı.

Özer hakkında soruşturma başlatıldı ve yakalanması için Interpol’den kırmızı bülten çıkarıldı.
16 AY SONRA YAKALANDI
16 ay firari kalan Özer, 30 Ağustos 2022’de Arnavutluk’ta yakalandı.

Özer, Arnavutluk’ta tutuklanması sonrası başlayan adli süreç sonunda 20 Nisan 2023’te Türkiye’ye iade edildi.
3 BİNE YAKIN MAĞDUR
Kardeşleri Güven Özer ve Serap Özer’in de aralarında olduğu 7’si tutuklu 21 sanıklı davada “örgüt kurma ve yönetme”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından yargılanmaya başladı.

Davada 2 bin 599 mağdur müşteki yer aldı.
“DÜNYA ÜZERİNDEKİ TÜM KURUMLARI YÖNETEBİLECEK KADAR ZEKİYİM”
Mahkemedeki savunmalarında dolandırıcılık suçlamalarını reddeden Özer, Thodex’in ekonomik nedenlerle iflas ettiğini beyan ederek şu ifadeleri kullandı:

“Dünya üzerindeki tüm kurumları yönetebilecek kadar zekiyim. Bu 22 yaşında kurduğum şirketten belli. Suç örgütü kuracak olsam bu kadar amatörce hareket etmezdim.

Savunmamı Musa Eroğlu'ndan 'Yolun sonu görünüyor' türküsünden bir dörtlük ile bitirmek istiyorum: Geçtim dünya üzerinden, ömür bir nefes derinden. Bak feleğin çemberinden yolun sonu görünüyor. Ezrailin gelir kendi ne ağa der ne efendi. Sayılı günler tükendi yolun sonu görünüyor."
11 BİN YIL HAPİS
7 Eylül 2023'te Faruk Fatih Özer ile kardeşleri Güven Özer ve Serap Özer; ayrı ayrı 11 bin 196 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme, ayrıca Faruk Fatih Özer, Güven Özer ve Serap Özer'e ayrı ayrı 8 milyar 871 milyon 675’er bin TL olmak üzere toplamda 26 milyar 615 milyon 25 bin TL adli para cezası uygulanmasına hükmetti.
HÜCRESİNDE ÖLÜ BULUNDU
Özer, 1 Kasım 2025’te tutuklu bulunduğu Tekirdağ F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndaki tek kişilik odasında ölü bulundu.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Özer'in odasında bulunan çarşaf ve banyo havlusunu birbirine bağlayarak yaşamına son verdiğinin değerlendirildiğini açıkladı.

Olayla ilgili Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
MİNE MUMCU: PONZİ MİNE
Son dönemin en çok dikkat çeken bir başka dolandırıcılık faaliyeti olan “Ponzi Mine” olayı ise diğer örneklerden farklı olarak daha öncesinde kamuoyunda bilinen bir “yatırım ağı” değildi.

Olayın kamuoyuna mal olması “sistem”in çöküşüyle oldu.

Yine kahramanı olan “Ponzi Mine” lakaplı Mine Mumcu’nun tanınması da…

Mine Mumcu, yatırım ve yüksek kar vaadiyle gözüne kestirdiği insanlardan para topladı.

Kurduğu “sistem”e yeni dahil olan kişilerden aldığı paralar ile daha önceki “yatırımcı”larına ödeme yaptı.

Sistem uzun süre yalnızca yakın çevre ve referans ağı üzerinden sınırlı bir şekilde büyütüldü.

Bu nedenle dikkat çekmesi kolay olmadı.
PONZİ PATLADI
Mine Mumcu’nun ponziyi ilk olarak askeriyeden atılma olan o dönemki eşinin henüz görev yapmakta olduğu Kars’ta kurduğu, daha sonra Erzincan’a, daha sonra da İstanbul’a yayılarak ağını genişlettiği iddia ediliyor.

Her ponzi gibi yeni para girişinin yavaşlaması üzerine sistem çöktükten sonra çok sayıda kişi dolandırıldıkları iddiasıyla şikayetçi oldu.
ÜNLÜ İSİMLER DE MAĞDUR
İstanbul’da tanınmış isimlerin de dahil olmasıyla milyonlarca liralık para trafiği ortaya çıktı.

Mağdur olduğunu beyan edenler arasında sunucu Ece Erken, şarkıcı Sinan Akçıl, oyuncu Burcu Kıratlı, eski basketbolcu Semih Erden gibi isimler de yer aldı.
“BEN DE MAĞDURUM”
Mine Mumcu hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla dava açıldı ve tutuklandı.

Ancak COVID-19 salgını döneminde çıkarılan infaz düzenlemesi kapsamında cezaevinden izinli olarak tahliye edildi.

Daha sonraki yargılama sürecinde mahkemeye katılmaması üzerine 2023 yılında hakkında yeniden yakalama emri çıkarıldı.

Mine Mumcu, elde ettiği paraların önemli bir bölümünü mücevhere dönüştürdüğü iddia etti.

Mumcu ise cezaevindeyken bu mücevherleri teslim alan çalışanının yurt dışına kaçtığını ve kendisinin de dolandırıldığını öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
YÜZLERCE YIL HAPİS, ONLARCA DAVA
Mahkeme, Mumcu hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan çok sayıda mağdur yönünden ayrı ayrı cezalar vererek toplamda yüzlerce yılı bulan hapis cezasına hükmetti.

Mumcu hakkında açılan onlarca farklı dava bulunuyor.

Kaynak:En Son Haber