Hücre yaşlanmasına karşı savaşan polifenollerin ve sindirim sistemini bir saat gibi çalıştıran pektin lifinin en saf kaynağı olan elma, yalnızca lezzetin değil sağlığın da sırrı. Uzmanlara göre elmanın faydasının büyük bir kısmı meyvenin kabuğunda saklı.
BAĞIRSAKLAR VE SİNDİRİM SİSTEMİ İÇİN EŞSİZ BİR KORUYUCU
Hem çözünür (pektin) hem de çözünmez lifler açısından oldukça zengin olan elma, günlük lif ihtiyacına önemli katkı sağlamaktadır. Bu da sindirim sistemi için harika bir kaynak anlamına geliyor. Öyle ki elma, içerdiği pektin sayesinde bağırsaklarda bir "prebiyotik" görevi üstlenir ve kabızlık gibi sorunların geride kalmasına yardımcı olur.

KÖTÜ KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜR
Elmanın en dikkat çeken özelliklerinden biri de kolesterol üzerindeki etkisi. Kötü kolesterol (LDL) seviyelerinin düşürülmesiyle doğrudan ilişkili olan elma, içindeki polifenoller ve lifler sayesinde kan basıncını dengeleyerek damar sertliğini önlemeye yardımcı olur. Bu da uzun vadede kalp krizi ve felç riskini minimum seviyeye düşürür.

GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN İÇERİĞİYLE ÖN PLANDA
Elmanın doğal rengini veren flavonoidler ve karotenoidler ise güçlü antioksidan bileşikler arasında yer almaktadır. Bu maddeler solunum yollarındaki oksidatif stresle savaşır ve solum yollarını korur.

UZMANLAR UYARIYOR: ELMANIN KABUĞUNU SOYMAYIN
Uzmanlara göre elmayı soymak, besin değerinin önemli bir kısmını çöpe atmak anlamına geliyor. Meyvenin kabuğunda bulunan "Kuersetin" sayesinde bağışıklık sistemine gelişmiş bir savunma algoritması yükler. Söz konusu madde, vücuttaki iltihabı baskılayarak hücrelerin serbest radikallerin saldırısına karşı koruma sağlar.





