Kutsal mekanları ziyaret etmek ve Allah'ın rızasını kazanmak niyetiyle yapılan hac, İslam'ın beş temel şartından biri olarak görülür.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun verdiği bilgiler doğrultusunda, hac ile ilgili merak edilen konular on soruda özetlendi.

HAC KİMLERE FARZDIR?

Hac, sağlık durumu, mali imkanlar ve güvenli yolculuk yapabilme şartlarına sahip, akli dengesi yerinde ve ergenlik çağına ulaşmış Müslümanlara farz kılınmıştır. Bu niteliklere sahip kişiler, imkan bulduklarında haccı gecikmeden yerine getirmelidir.

Kura sistemi nedeniyle hacca gitme fırsatı bulamadan vefat edenler, imkanları olmadığı için borçlu sayılmazlar. Hac yolculuğuna dayanamayacak kadar hasta veya yaşlı olanlar ise hac görevini yerine getirme yükümlülüğünden muaftır.

HACDA KURBAN NE ZAMAN KESİLİR?

Hanefi mezhebine göre, kurban bayramının ilk üç gününde kesilir ve daha önce kesilmesi uygun değildir. Ertelenip daha sonrasında kesilirse, ceza olarak ekstra bir koyun veya keçi kesmek gerekir. Şafii mezhebine göre ise, bayramın dördüncü günü gün batımına kadar kurban kesilebilir.

VEKALET YOLUYLA HAC YAPILABİLİR Mİ?

Sağlık, yaşlılık gibi sebeplerle bizzat hacca gidemeyecek durumda olan kişiler, başkasını vekil tayin ederek hac görevini yerine getirebilirler. Bu kişiler, hayatta iken vekil gönderebilecekleri gibi, mirasçılarına ölümünden sonra adlarına hac yaptırılmasını vasiyet edebilirler.

HACCA GİDEN KİŞİNİN HACLA İLGİLİ KURBANLARI MEMLEKETİNDE KESİLEBİLİR Mİ?

Temettu veya kıran haccı niyetiyle giden hacıların, şükran olarak kesecekleri kurbanları Harem bölgesinde kesmeleri gerekmektedir. Bu kurbanlar, Kurban Bayramı'nda kesilen udhiyye kurbanlarından farklıdır ve Harem dışında kesilmesi geçerli sayılmaz.

KURA SİSTEMİ DIŞINDA HACCA GİDEBİLMEK İÇİN FARKLI YÖNTEMLERE BAŞVURMAK CAİZ MİDİR?

Hac, belirli zaman, mekan ve kurallar çerçevesinde yerine getirilen bir ibadettir. Hac ibadetinin kabulü için gerekli şartlar, kişinin Müslüman olması, ergenlik çağına gelmiş olması ve akli dengesinin yerinde olması, hac mevsiminde Mekke'de bulunmasıdır. Bu şartları sağlayan kişinin hac ibadeti, fıkhi açıdan geçerlidir.

Ancak, kura yöntemiyle hacca gidemeyenlerin, farklı meslek vizeleriyle hacca gitmeleri, yalan beyan anlamına geleceğinden dinen uygun değildir. Allah'ın emirlerine uymakla beraber, yalan söyleme yasağını ihlal etmek İslam ahlakına aykırıdır.

HACCA GÖREVLİ OLARAK GİDEN KİŞİNİN HAC BORCU DÜŞER Mİ?

EVLİ BİR KADIN, KOCASININ İZNİNİ ALMADAN VEYA YANINDA MAHREMİ OLMADAN HAC VEYA UMREYE GİDEBİLİR Mİ?

Hanefi ve Hanbeli mezheplerine göre, kadının hac veya umre yapabilmesi için yanında bir mahrem bulunması gerekir. Şafii mezhebine göre, üç veya daha fazla güvenilir kadın, eş veya mahrem olmadan da hacca gidebilir. Maliki mezhebine göre ise, güvenilir bir grupla beraber kadın tek başına hacca gidebilir.

Hanefi mezhebine göre, eşi olmadan veya mahremi olmadan hacca gitmek uygun değildir. Ancak, kocasının rızasıyla ve güvenilir bir organizasyon aracılığıyla, Şafii ve Maliki mezheplerini taklit ederek mahremsiz hacca gitmek mümkündür. Haccın gerekli şartlarını taşıyan ve yanında bir mahremi olan kadının, eşinin izni olmadan hacca gitmesine engel olunamaz.

SAĞLIK NEDENİYLE GÜCÜ YETMEYEN KİŞİ HAC BEDELİNİ SADAKA OLARAK VERMEKLE HAC SORUMLULUĞUNDAN KURTULUR MU?

Sağlık veya yaşlılık nedeniyle hacca gidemeyecek durumda olanlar, kendi yerlerine bir vekil göndererek hac görevini yerine getirebilirler. Ancak, vekil göndermek için gereken parayı sadaka olarak vermek, hac görevini yerine getirmiş sayılmaz ve hac borcu düşmez.

BORÇLANARAK HACCA GİTMEK DOĞRU MUDUR?

Maddi imkanları yetersiz olan kişilerin borçlanarak hacca gitmeleri gerekmez. Ancak, borçlanarak hacca gitmeleri durumunda, hac ibadeti geçerli olur ve hac sorumluluğu düşer. Hac mevsiminde parası olmayan ancak borç aldıktan sonra ödeme gücüne sahip olan kişilerin, borçlanarak hacca gitmeleri uygundur.

Siverek’in 100 yıllık içme suyu problemi çözüme kavuşturuldu Siverek’in 100 yıllık içme suyu problemi çözüme kavuşturuldu

BANKADA VADELİ HESAPTA BEKLETİLEN PARA İLE HAC YAPILIR MI?

İslam, kişilerin meşru yollarla kazanç sağlamalarını ve ibadetlerini helal kazançla yerine getirmelerini emreder. Bankada vadeli hesapta bekletilen paranın aslı helal olduğundan, bu para ile hac yapılabilir. Ancak, bu yolla elde edilen faiz gelirleri, sevap beklentisi olmaksızın ihtiyaç sahiplerine dağıtılmalı ve tövbe edilmelidir.

HAC İBADETİNİN TARİHÇESİ NEDİR?

Hac ibadetinin tarihçesi, İslam öncesi dönemlere kadar uzanır ve İslam'ın beş temel şartından biri olarak kabul edilir. İslam'a göre, hac ibadeti Hz. İbrahim (a.s.) ile başlamış ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'e kadar devam etmiştir.

Kâbe'nin ve hac ibadetinin tarihi, yeryüzünde inşa edilen ilk mabet olan Beytullah ile ilişkilendirilir. Kur'an-ı Kerim'e göre, yeryüzünde kurulan ilk ev Mekke'deki mübarek ve âlemler için hidayet kaynağı olan Kâbe'dir.

Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edilen Kâbe, İslam inancına göre insanlar için toplantı ve güven yeri olarak belirlenmiştir. İslam tarihinde, hac ibadeti Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret etmesinden 9 yıl sonra farz kılınmıştır. Peygamberimiz, hac emirliğine Hz. Ebu Bekir'i atamış ve kendisi de hicretin onuncu yılında haccetmiştir.

İslam öncesi Arap toplumunda da hac, kutsal sayılan aylarda Kâbe ve diğer kutsal yerlerin ziyaret edilmesi ve çeşitli ritüellerin yerine getirilmesi şeklinde icra edilen bir tapınma biçimiydi. Bu dönemde, Araplar hac sırasında Kâbe'yi ziyaret eder, ilahları telbiyelerle yüceltir ve kurbanlar keserlerdi.

Günümüzde hac, İslam'ın beş şartından biri olarak, her yıl Dhu al-Hijjah ayının 8. ve 12. günleri arasında, Mekke'de yer alan Kâbe'nin ziyaret edilmesi ve belirli ritüellerin yerine getirilmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hac, Müslümanların bir araya gelerek birlik ve beraberliklerini pekiştirdikleri, manevi bir arınma ve yenilenme süreci olarak da önem taşır.

Editör: Urfadasin Haber