"EŞİME BAZEN PARA YERİNE UN, EKMEK VE ŞEKER VERİYORLAR"
Haberde, Harran Ovası'nda eşi ve iki çocuğuyla yaşayan Suriyeli Zahra Jasib'in koşullarına da yer verildi. Tek odalı bir barakada yaşayan Jasib, yaz aylarında dayanılmaz sıcaklarla, yağışlı dönemlerde ise evin içine sızan sularla mücadele ettiklerini anlattı.
Tarım işçisi olan eşinin kötü hava koşulları nedeniyle her zaman iş bulamadığını belirten Jasib, bazı dönemlerde inşaatlarda çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
Jasib, eşinin ücretinin zaman zaman para yerine un, ekmek, şeker veya çay gibi temel gıda ürünleriyle ödendiğini anlattı.
Türkiye'de 11 yıldır yaşadıklarını belirten Jasib, bütün zorluklara rağmen çocuklarının eğitim alabilmesi nedeniyle Suriye'ye dönmeyi düşünmediklerini ifade etti.
SURİYE'YE DÖNENLER DE YENİDEN GÖÇ ETMEK İSTİYOR
Bloomberg, iklim krizinin yalnızca Türkiye'deki mültecileri değil, Suriye'ye geri dönenleri de etkilediğine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre son iki yılda yaklaşık 4 milyon yerinden edilmiş kişi Suriye'ye döndü.
Ancak savaşta zarar gören altyapı, su kıtlığı, yüksek enerji maliyetleri ve tarımsal üretimdeki sorunlar ülkede kalıcı bir yaşam kurmayı zorlaştırıyor.
Halep Üniversitesi mezunu ziraat mühendisi Muhammed Emin, ülkesine dönen bazı Suriyelilerin iki veya üç ay sonra yeniden ayrıldığını söyledi.
Bloomberg'in aktardığı verilere göre Suriye'deki yeraltı suyu seviyesi yılda yaklaşık 1,75 metre azalıyor. Önümüzdeki 20 yılda ortalama en yüksek sıcaklıkların 2 dereceye kadar artabileceği öngörülüyor.
Fransız coğrafyacı Fabrice Balanche ise tarımsal üretimin gerilemesinin ülkede yeni toplumsal gerilimler yarattığını belirtti.
TÜRKİYE, SURİYE VE IRAK ARASINDA SU GERİLİMİ
Bloomberg'in haberinde Fırat Nehri'nin sularının paylaşımı da önemli bir sorun olarak ele alındı. Türkiye, Suriye ve Irak arasında uzun yıllardır devam eden su anlaşmazlıklarının iklim değişikliği nedeniyle daha da önem kazandığı belirtildi.
Suriye ve Irak'ın Türkiye'yi nehir sularının akışını kısıtlamakla suçladığı, Ankara'nın ise bu iddiaları reddettiği hatırlatıldı.
Türkiye'nin Suriye'deki su altyapısının yeniden inşasına destek vermeyi kabul ettiği ve Irak'la su ve sulama alanında anlaşma imzaladığı ancak üç ülkeyi kapsayan kapsamlı bir su paylaşım anlaşmasının bulunmadığı aktarıldı.
Haberde, barajlardaki su seviyelerinin düşmesinin Türkiye'yi elektrik üretimi ile tarımsal sulama arasında tercih yapmaya zorlayabildiği belirtildi.
Fotoğraf: Selcan Hacaloğlu / Bloomberg




