Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat, son günlerde birçok sulama birliği bölgesinde yaşanan su kesintilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Şanlıurfa'nın Türkiye'nin tarım üretiminde stratejik öneme sahip illerden biri olduğunu belirten Polat, yaşanan krizin çiftçileri ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.

Polat: Çiftçi Bugün Ürününü Değil, Umudunu Sulamaya Çalışıyor

Günışığı, Cullap, Tatarhüyük ve daha birçok sulama birliği bölgesinde yaşanan su kesintilerinin kabul edilemez olduğunu belirten Polat, yaşananların yalnızca teknik bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Şanlıurfa çiftçisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını ifade eden Polat, "Türkiye'nin tarım üretiminde stratejik öneme sahip olan Şanlıurfa'da, çiftçi bugün ürününü değil, adeta umudunu sulamaya çalışıyor. Günışığı, Cullap, Tatarhüyük ve daha birçok sulama birliği bölgesinde yaşanan su kesintileri, çiftçilerimizi mağdur etmiş durumda. Kavurucu sıcakların etkisini en ağır şekilde gösterdiği bu günlerde tarlalara su verilememesi, bir teknik sorun değil, üretime vurulan ağır bir darbedir." dedi.

"Kuru İle Yaş Aynı Anda Yanmamalıdır"

Ortada bir borçlanma olsa dahi bunun bedelinin tüm çiftçilere ödetilemeyeceğini belirten Polat, kurumların sorumluluklarını yerine getirmediğini savundu.

Kurumların beceriksizliğinin ve yıllardır çözülemeyen sorunlarının faturasının çiftçiye kesildiğini belirten Polat, "Ortada bir borçlanma varsa dahi kuru ile yaşın aynı anda yanmaması lazım. Ancak ne yazık ki her zamanki gibi en kolay yol seçilmiş, kurumların beceriksizliğinin ve yıllardır çözülemeyen sorunlarının faturası doğrudan çiftçiye kesilmiştir. Sulama birlikleri görevlerini yerine getirememiş, DEDAŞ yine cezalandırılması en kolay kesim olan çiftçinin üzerine gitmiş, Tarım ve Orman Bakanlığı ise seyretmekle yetinmiştir." ifadelerini kullandı.

"Milletvekilleri Sessizliğe Gömülmüş Durumda"

Şanlıurfa milletvekillerinin süreç karşısındaki sessizliğini eleştiren Polat, çiftçilerin günlerdir seslerini duyurmaya çalıştığını söyledi.

Çiftçilerin zararlarının her geçen saat büyüdüğünü belirten Polat, "Daha da vahimi, Şanlıurfa'yı temsil eden milletvekillerinin büyük bir kısmı bu süreçte sessizliğe gömülmüştür. Şanlıurfa çiftçisi günlerdir feryat ediyor, ürünlerinin kuruduğunu söylüyor, zararının her geçen saat büyüdüğünü anlatıyor. Ancak ne Ankara'dan güçlü bir ses çıkıyor ne de sorunun çözümü için ortaya somut bir irade konuluyor." diye konuştu.

"Bugün Kuruyan Yalnızca Ürünler Değildir"

Yaşanan mağduriyetin yalnızca tarımsal üretimi değil, çiftçilerin geleceğini de tehdit ettiğini ifade eden Polat, üreticilerin iflasın eşiğine sürüklendiğini belirtti.

Çiftçilerin ağır ekonomik şartlar altında üretim yapmaya çalıştığını kaydeden Polat, "Bugün tarlada kuruyan yalnızca pamuk, mısır veya sebze değildir. Kuruyan; çiftçinin emeği, umudu ve geleceğidir. Yıl boyunca borçlanarak üretim yapan, mazotun, gübrenin, ilacın altında ezilen çiftçi şimdi de suya erişemediği için iflasın eşiğine sürüklenmektedir." dedi.

Gelecek Partisi'nin Kapandığını Ahmet Davutoğlu Resmen Duyurdu
Gelecek Partisi'nin Kapandığını Ahmet Davutoğlu Resmen Duyurdu
İçeriği Görüntüle

"Çiftçi Topluca Cezalandırılamaz"

Elektrik borçlarının gerekçe gösterilerek binlerce dönüm ekili alanın susuz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Polat, bunun çiftçiyi topluca cezalandırmak anlamına geldiğini söyledi.

Kurumlar arasındaki anlaşmazlığın bedelinin çiftçiye ödetilemeyeceğini vurgulayan Polat, "Buradan açıkça ifade etmek gerekir ki; elektrik borçları gerekçe gösterilerek binlerce dönüm ekili alanın susuz bırakılması, çiftçiyi topluca cezalandırmaktır. Bu uygulama vicdani değildir, adil değildir ve kabul edilemez. Kurumlar arasındaki anlaşmazlığın bedeli çiftçiye ödetilemez." şeklinde konuştu.

"Artık Sorumluluktan Kaçamazlar"

Şanlıurfa milletvekillerini, Tarım ve Orman Bakanlığını, ilgili kamu kurumlarını ve DEDAŞ yönetimini göreve davet eden Polat, yaşanan zararın her geçen gün büyüdüğünü belirtti.

Çiftçi ürününü kurtarmaya çalışırken yetkililerin sessiz kaldığını ifade eden Polat, "Şanlıurfa'nın milletvekilleri, Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili kamu kurumları ve DEDAŞ yönetimi artık sorumluluktan kaçamaz. Çiftçi ürününü kurtarmaya çalışırken makam odalarından yapılan sessizlik siyaseti kabul edilemez. Bugün yaşanan zararın her kuruşunda, kuruyan her dönüm arazide ve üretimden vazgeçmek zorunda kalan her çiftçinin hikâyesinde bu sessizliğin payı vardır." ifadelerini kullandı.

"Şanlıurfa Çiftçisi Sahipsiz Değildir"

Şanlıurfa çiftçisinin kaderine terk edilemeyeceğini belirten Polat, üreticilerin sesine kulak verilmesi gerektiğini söyledi.

Çiftçilerin sorunlarının görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Polat, "Şanlıurfa çiftçisi sahipsiz değildir. Bu şehrin üreticisi kaderine terk edilemez. Çiftçinin sesine kulak vermeyenler, yarın sofralardaki pahalılıktan, düşen üretimden ve büyüyen tarımsal krizden şikâyet etme hakkına sahip olmayacaktır." dedi.

"Çiftçiyi Koruyamayan Tarımı Koruyamaz"

Tarımın korunmasının ülkenin geleceğinin korunması anlamına geldiğini ifade eden Polat, çiftçinin kaybetmesinin tüm toplumun kaybetmesi anlamına geleceğini belirtti.

HÜDA PAR olarak çiftçilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydeden Polat, "Çiftçiyi koruyamayan tarımı koruyamaz. Tarımı koruyamayan bir anlayış ise bu ülkenin geleceğini koruyamaz. Şunu da unatmamak gerekir ki çiftçi kaybederse tarım kaybeder, tarım kaybederse memleket kaybeder. HÜDA PAR olarak çiftçilerimizin taleplerinin takipçisi olmaya, sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.