Reşat Uzun'unun kaleme aldığı işte o makalesi;
"Açık konuşalım…
Bu ülke ekonomik krizleri defalarca gördü, defalarca aştı.
Bugün yaşanan iktisadi sorunlar da elbet aşılacaktır.
Ama asıl tehlike başka yerde.
Bugün karşı karşıya olduğumuz şey;
sosyal, ahlaki ve toplumsal bir çöküştür.
*
Değerlerimiz eriyor.
Etik yok, ahlak zayıf, mesleki onur yerlerde.
Aile çözülüyor, şehir kimliği kayboluyor.
Müzik, spor, Sanat ve edebiyat etkisini yitiriyor.
Ortaya çıkan tablo net:
Köklerinden kopmuş, yönünü kaybetmiş bir gençlik.
Peki bu hale nasıl geldik?
Gençlerin önüne ne koyduk?
Dizilerde mafya özentiliği…
İhanetin normalleşmesi…
Uyuşturucunun sıradanlaştırılması…
Şiddetin “güç” gibi sunulması…
*
Sosyal medyada ise başka bir bataklık.
Şantaj,
kontrolsüzlük,
sınırsızlık ve sorumsuzluk.
Sonra dönüp soruyoruz:
“Bu çocuklar neden böyle oldu?”
Cevap ortada.
Bu çocuklar boşlukta büyüdü.
Rol model diye sunulanlar; değer üreten insanlar değil, korku salan ve suç işleyen karakterler oldu.
Bugün okul basan çocuklar varsa,
bu sadece bireysel bir sapma değildir.
Bu, yıllardır görmezden gelinen bir çöküşün sonucudur.
Daha acı olan ne biliyor musunuz?
Toplum izliyor…
Yetkililer susuyor…
Denetlemesi gereken kurumlar ise seyrediyor.
Televizyonlarda her gün:
annesini öldürenler,
ihanet hikâyeleri,
suç örgütleri…
Sormak gerekiyor:
Bunlar neden sürekli servis ediliyor?
Amaç ne?
Gençliği korumak bu kadar mı zor?
*
Açık konuşalım:
Milli ve manevi değerlerinden kopmuş bir gençlik, bir ülkenin geleceği olamaz.
Dini ve ahlaki değerlerden uzak bir nesil, pusulasını kaybetmiş bir gemi gibidir.
Nereye gideceğini bilmez, rüzgâr nereye savurursa oraya sürüklenir.
Dün terör örgütlerinin tuzağına düşen çocuklarımız,
bugün internet kafelerin, sosyal medya platformlarının ve dijital dünyanın kontrolsüz akışında kayboluyor.
Bu gidiş, “kötüye gidiyoruz” meselesini çoktan geçti.
Bu, artık bir çıkmaz sokaktır.
Ve en tehlikelisi şu!
Herkes bunun farkında…
Ama kimse frene basmıyor.
*
Ve son söz:
Öğretmene saygıyı,
aileye bağlılığı,
büyüğe hürmeti,
çocuğa sevgiyi yeniden yeşertmek zorundayız.
Çünkü bir toplum, değerleri kadar ayakta kalır."
Reşat Uzun Yazdı: Dönüşü Olmayan Bir Çıkmaz Sokağa Giriyoruz
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanı ve Birecik Belediyesi eski Belediye Başkan Yardımcısı Reşat Uzun, bugün karşı karşıya olduğumuz sosyal, ahlaki ve toplumsal bir çöküşü kaleme aldı.
Yorumlar





