1980 yılında Kadim Beskî coğrafyasındaki Kantara’ya gelen Alman arkeologlar; Lidar Höyük, Nevali Çori ve nihayet Girê Mîrazan (Göbeklitepe) üzerinden insanlık tarihinin yeniden yazılmasına öncülük etmişlerdi. Merhum Mehmet Büyükfırat’ın yaklaşık 20 yıl boyunca onlara ev sahipliği yapmıştı. Aradan geçen 45 yılı aşkın sürenin ardından kez Alman arkeologlara, Hüseyin Büyükfırat ev sahipliği yaptı.

Heidelberg’de Michael Morsch, Gundi Kaschau, Nadja Wrede, Christoph Gerber ve Selwa Hauptmann ile saatler süren çok verimli bir buluşma gerçekleştiren Hüseyin Büyükfırat, "Kantara’daki günlerini, köyümüzü, ailemizi; özellikle de babamı ve ağabeyim Bayram Büyükfırat ile yaşadıkları unutulmaz hatıraları büyük bir duyguyla anlattılar. Bayram ağabeyimin de çevrim içi katılımıyla yıllar sonra aynı hatıralar yeniden hayat buldu. Bizim için en büyük sürpriz ise yıllardır büyük bir titizlikle korudukları arşivlerini açmaları oldu. Daha önce hiç görmediğimiz fotoğrafları, 1979-1980 yıllarına ait görüntüleri, belgeleri ve çok kıymetli bir belgeseli bizimle paylaştılar. Böylece yalnızca hatıraları değil, Kadim Beskî’nin arkeoloji hafızasını da kayıt altına alma fırsatı bulduk." dedi.

Siverek Belediyesinden Şehit ve Gaziler Derneği Tahsisiyle İlgili Açıklama
Siverek Belediyesinden Şehit ve Gaziler Derneği Tahsisiyle İlgili Açıklama
İçeriği Görüntüle

Kantara Büyükfırat Besiki Beziki

Geleceğe Miras: Sempozyum ve Kitap Müjdesi

Hüseyin Büyükfırat, Alman arkeologlar bir araya geldikleri görüşmesinin en önemli sonucu olarak önümüzdeki yıl Kadim Beskî Arkeoloji Sempozyumu düzenlemeyi hedefledikleri aktardı.

Kadim Beskî Aşiretinin Dünü Bugünü Kitap Olacak

Kantara’da başlayan bu büyük bilimsel serüveni; sözlü tarih çalışmaları, arşiv belgeleri ve ilk ağızdan tanıklıklarla kalıcı bir akademik kitaba dönüştürme konusunda ortak karar aldıklarını anlatan Hüseyin Büyükfırat, "Bu anlamlı buluşmada, Kadim Beskî coğrafyasındaki Kantara ve Samsat’tan, Urfa ve Adıyaman’dan arkeologlarla birlikte emek veren, bugün aramızda olmayan kıymetli büyüklerimizi de rahmet ve minnetle yâd ettik. Başta rahmetli babam Mehmet Büyükfırat olmak üzere, bu eşsiz toprakların dünya kültür mirası olarak insanlığa kazandırılmasında emeği geçen tüm bilim insanlarına ve bölge insanına gönülden teşekkür ediyoruz. Çünkü Kadim Beskî yalnızca geçmişin mirası değil; insanlık tarihinin yaşayan hafızasıdır. Bu hafızayı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.