Yolu Urfa Birecik’ten geçen şehirlerarası otobüsler, ilçede mola verdiğinde çalgıcı çocuklar burada otobüs şoföründen izin alıp biner Gaziantep Nizip’e kadar keman, darbuka çalıp Türkü söylerdi. Nizip otogarında inecekleri sırada darbukayı ters çevirip yolcuların gönlünden ne koparsa para toplardı. Daha sonra Nizip’ten Urfa istikametine gelen şehirlerarası otobüslere tekrar biner yine aynı şekilde hem çalar hep söylerler ve Birecik’te inerlerdi.

Kıbrıs'tan Gaziantep'e Giden Uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanına İndi
Kıbrıs'tan Gaziantep'e Giden Uçak, Şanlıurfa GAP Havalimanına İndi
İçeriği Görüntüle

Yolcular mest olur, çocukların sanat icrasına hayran hayran bakarlardı. Sınırlar Nizip ile Birecik arasıydı.

Yolları Birecik’ten geçmeyenler onları Yılmaz Güney’in Yol filminde de görmüş olabilir. O filmde de otobüs Birecik’ten geçerken iki çalgıcı çocuk biner, sanatlarını icra ederler. Kim bu çocuklar? Bu gün neredeler bilinmez.

Bunlardan bazılarıyla turizm sezonunda Urfa Gümrük Hanında karşılaşanlar da olur. Birecik’te berber salonlarında karşılaşanlar da olur. Ancak kocaman adam olmuşlardır. Kiminin yaşı baya ilerlemiştir.

Cuma Karataş’ın sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımından olarla konuştuğunu bazılarının görüşlerini ise şöyle aktarıyor:

Daltonlar Müzik Grubundan Ahmet: “Babam kabak kemane yapardı. Annem de leğeni ters çevirir. “Yoğrurt koydum dolaba” Türküsüne ritim yaptırmaya çalışırdı. Babam da bize “Gidenin üçü güzel” türküsünü kemanla çaldırmaya başlardı. Evde biraz mesafe alınca tünelin üstünde üç tane mağara var. O mağaralara arkadaşlarımızla gider keman, darbuka çalmaya çalışırdır. Böylece çalmayı öğrendik. Nota bilmeyiz.

Çocukken büyüklerimiz bizi düğünlere götürürdü. Biz çocuklar onları dikkatle izlerdik. Onların her hareketini izlerdik. Müzik aleti çalmalarını, hal ve tavırlarını kameraya çeker gibi yüreğimize kaydederdik. Sonra da onlara özenmeye başladık. Merak bizi çalgıyı çalmaya götürdü. Sonra kendimizi düğünlerde çalarken bulduk.

Halil Karduman okul arkadaşımdı. Babası işsizlik yüzünden Antep’e göçtü. Aramızdan ülke çapında tanınan sadece o değil. İçimizden çıkan önemli müzisyenler var. Müzik hocaları var. Edirne’de konseratuvarda öğretim görevlisi Selahattin Elek var mesela. İyi de keman çalar. Aydın Elek yine kemancı. Tatlıses’in ve Seda Sayan’ın konserlerinde keman çalardı. Güler Işık’a da çalan arkadaşlarımız var.”