Bir dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekilliği de yapan yönetici, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi kimliğiyle tanınan yapan Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu; Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KADUM) Direktörlüğünü de yürütüyor.

Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Alem Dergisine verdiği röportajıyla ilgili sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı; " Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Anadoludakiler projeleri kapsamında, kadın üretkenliğiyle, bu toprakların eşsiz zenginliklerini bütünleştirerek, ön plana çıkarmak adına, Direktörlüğünü üstlendiğim KADUM olarak, üretmenin keyfi ve motivasyonuyla yol yürüyoruz. Bu kapsamda, Nallıhan’ın kadın üreticilerinin muhteşem bir emekle ürettiği, ipek iğne oyalarının zerafetini, iş dünyasının profesyonel sihirli dokunuşuyla birleştirdiğim, marka olma kapasitesinin arttırılması için bilgi ve eğitimin manivela olarak kullanıldığı, yapay zekayla ortaya çıkarılan duygu durum analizli enstelasyonlardan, belgesele, sergilere dek, çok boyutlu yürüyen bir süreci paylaştım. "

İŞTE O RÖPORTAJIN BİR BÖLÜMÜ

Şanlıurfa'da Tezgahında Kedinin Fareyle Oynadığı Fırına Zabıtadan Denetim
Şanlıurfa'da Tezgahında Kedinin Fareyle Oynadığı Fırına Zabıtadan Denetim
İçeriği Görüntüle

2025 yılı, adınızın hem akademide hem sahada çok daha yüksek sesle anıldığı bir yıl oldu. Peki, Nallıhan İğne Oyası Projesi, bu yılın Zeynep Karahan Uslu hikâyesinde nasıl bir dönüm noktası?

Bu proje Rumeli göçmeni anneannesinin ve matematik öğretmeni annesinin işlediği ipek iğne oyalarına hayran bir evladın, içinde büyüdüğü kültür ortamının tetiklemesiyle, medeniyetimizin eşsiz kültür mirasının korunmasını yaşam amaçlarından biri haline getirmesinin iz düşümlerinden aslında. Ve 18 yıl önce Nallıhan'a yaptığım bir ziyarette binlerce saatlik göz nuruyla ortaya çıkan bu güzelliğin, kendi sınırlarına takılı kalma haline şahit olup, kişisel olarak döngüyü değiştirecek bir katkıyı mutlaka sunacağım diye kendime verdiğim bir sözün yüreğimde saklı kalmasının sonucu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yerel değerlerin korunmasına odaklı "Anadoludakiler" proje çağrısıyla da ete kemiğe büründü. Kendimle yaptığım akdi neticelendirmenin manevi tatmini de kadın olma ortak paydasında birleştiğim, kendi hikâyelerinin kahramanı üreticilerimize yeni imkân pencereleri açmanın mutluluğu da yeni çalışmalarıma motivasyon ve ilham vererek yol almamı destekliyor.

KADUM, vakıf üniversiteleri içinde cinsiyet eşitliği odaklı ilk ve en köklü merkez olarak 1998'den bu yana pek çok farklı dosyaya imza attı. Nallıhan İğne Oyası Projesi'ni bu kurumsal hafızanın neresine yazıyorsunuz? KADUM'un hikâyesinde bu proje nasıl bir eşik, nasıl bir yeni sayfa açıyor?

KADUM uluslararası iş birliklerini de kullanarak bilgi üreten, araştırmalar, raporlar, makalelerle kesişimsel akademik çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Ancak kadınların ve toplumumuzun kalkınmasına, onur duyarak görev yapmakta olduğum UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun ana aksını oluşturan sürdürülebilirlik ilkelerine katkı sunarak, değişime kapı açan, somut sonuçlar üreten bir yaklaşım da projeyle birlikte hayata geçti. Nallıhan İğne Oyası Projesi kültür mirasımızı, kadın istihdamıyla harmanlayan, teknolojiden sanata çoklu yönler içermesiyle farklılaşıyor.

Röportajın Tamamını Okumak İçin TIKLAYIN