Kaza, dün saat 11.00 sıralarında, Bozova ilçesi kırsal Sürme Mahallesi mevkiinde meydana gelmişti. Kayınvalidesinin taziyesinden dönen 41 yaşındaki Levent Çerçi’nin kullandığı 27 PY 283 plakalı hafif ticari araç, önünde ilerleyen 63 ALA 126 plakalı kamyona arkadan çarptı. Hurdaya dönen hafif ticari araçtaki Levent Çerçi, Levent Çeri'nin 36 yaşındaki eşi Fatma Çerçi ile çocuklarından 12 yaşında olan Büşra Çerçi ve 15 yaşındaki Mustafa Çerçi doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Kazada ağır yaralanan 17 yaşındaki Ayşegül Çerçi, Eyyübideki 800 Yataklı Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakımında, 16 yaşındaki Fatma Özel ise Mehmet Akif İnan Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakımında entübe şeklinde tedavileri devam ediyor.

Başkan Bucak'tan Siverek'e Tarım Müdürlüğü Kompleksi Müjdesi
Başkan Bucak'tan Siverek'e Tarım Müdürlüğü Kompleksi Müjdesi
İçeriği Görüntüle

Bozova'da yaşanan bu elim kaza yürekleri yakarken Bozovalı Ahmet Taşın Levent Çerçi ve ailesine yazdığı şiir herkesi duygulandırdı.

Ahmet Taş'ın işte o şiir tadındaki yazısı

"Bazı hikâyeler yıllarca yazılır…
Bazıları ise sadece üç saniyede biter.
Levent Çerçi için o gün sıradan başlayan bir gündü. Yanında eşi Fatma, çocukları Mustafa ve Büşra vardı. Birlikte yola çıkmışlardı. Belki eve vardıklarında içilecek bir çay, çocukların anlatacağı bir okul hikâyesi, yarına dair kurulacak küçük hayaller vardı.
Hayat devam ediyordu.
Ta ki o üç saniyeye kadar…
Bir anlık dalgınlık, bir çarpışma, korkunç bir ses…
Üç saniye.
Üç saniye önce bir baba vardı.
Bir anne vardı.
Çocukları vardı.
Bir evin içinde hayat vardı.
Üç saniye sonra ise geriye sessizlik kaldı.
Levent'in telefonu belki hâlâ çalacaktı.
Fatma'nın evde bıraktığı eşyalar yerli yerinde duracaktı.
Mustafa'nın okul çantası bir köşede kalacaktı.
Büşra'nın hayalleri yarım kalacaktı.
Ama onlar bir daha o kapıdan içeri giremeyecekti.
İnsan bazen ölümün ne kadar yakın olduğunu unutuyor.
Para kazanmak için koşturuyoruz.
Mal mülk biriktiriyoruz.
Kırgınlıkları büyütüyoruz.
Birbirimizi üzüyoruz.
“Yarın konuşuruz” diyoruz.
Oysa yarının garantisi yok.
Levent Çerçi ve ailesinin yaşadığı bu acı bize bir kez daha gösterdi:
Hayat, düşündüğümüz kadar uzun değil.
Bir telefon görüşmesini ertelemeyin.
Bir sevdiğinize sarılmayı yarına bırakmayın.
Kırgınsanız barışın.
Anne babanızın elini öpün.
Çocuklarınıza “Seni seviyorum” deyin.
Çünkü bazen insanın bütün hayatı,
üç saniyeye sığabiliyor.
Ve geriye sadece fotoğraflar, hatıralar ve “Keşke…”ler kalıyor.
Levent Çerçi, eşi Fatma, çocukları Mustafa ve Büşra…
Siz artık bu dünyanın gürültüsünden uzaktasınız.
Ardınızda tarifsiz bir acı, yarım kalmış hayaller ve sizi seven insanların gözyaşları kaldı.
Allah rahmet eylesin.
Mekânınız cennet olsun.
Geride kalan yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.
Rabbim hiçbir aileyi böyle bir acıyla sınamasın.
Ve bizlere de hayatın kıymetini, sevdiklerimizin değerini kaybetmeden anlayabilmeyi nasip etsin.
Çünkü hayat bazen gerçekten sadece üç saniyedir…"