Şanlıurfa’da geçmişte okuma yazma ve tapu–miras bilgisine sahip olan bazı kişilerin sistemi kendi lehine kullanarak geniş arazilere sahip olduğu; köylülerin ise bilgi eksikliği nedeniyle haklarını arayamadığı ileri sürülüyor.
Bugünkü büyük arazi sahipliğinin sadece ticari başarı olmadığı geçmişteki bilgi ve güç eşitsizliğinin sonucu olduğu iddia ediliyor.
Gerçek kalkınmanın ise geçmişle yüzleşip adil bir gelecek kurmaktan geçtiği ifade edenler arasında Şanlıurfa Salih Yıldız da bulunuyor.
Salih Yıldız "Urfa'da Toprak reformu lazım. Ağa ve şeyhler toprakları gasp etmiş gariban köylüler topraksız." yorumunda bulunurken Veli Kaygan da "Eski zamanda çoğu yerde arkası olan uyanıklar, çoğu kişinin arazisini üzerine geçirerek türlü türlü oyunlar kurmuşlardır. O zaman Halk cahil, okuma yazma bilmeyen imkansızlık vardı. Devletimiz gerekeni yapmalıdır. Araştırmalar yapıp hak sahipleri belirlenmeli ve herkesin hakkı teslim edilmelidir." diyor.
Arazi tapularının el değiştirilmesinin sadece bilgi eksikliği ile açıklanmayacağını ifade eden Mahmut Kankılıç ise " Bu 1860'dan itibaren bazen aleni bazen örtülü bir şekilde devletin uyguladığı politik tercihtir. Bugün bile feodalite devlet desteklidir." yorumunda bulunması dikkat çekti.
Urfa'da tarla yüzünden binlerce kişinin öldüğünü hatırlatan Mehmet Toprak da "Devletin bu ağa ve şeyhlerden bu tapuları nasıl kazandıklarını sormalı, arkasına güç alarak okuma yazma bilmeyen köylülerden kendi üzerine tapu yapanlardan hesap sormalı yoksa bu ölümler bitmez." uyarısında bulundu.
Müslüm Akhan da "Urfa'da bırakın insanların okuma yazmasını çoğu kişi daha Türkçe bilmiyor. 50 sene öncesine kadar çok az sayıda kişi okuma yzma biliyordu. O dönemlerde güçlü olan kişiler yapacaklarını yaptılar. Tapuları kendi adlarına yaptırdılar. Zaten diğer kesimin Türkçesi yoktu. Nasıl hakkını arayacaktı. Tarlalara konan kişiler ağa oldu diğerleri maraba oldu. "yorumunda bulundu.




