İpek İpliğinin el ile bükülerek işlenmesine verilen bir el sanatları ismi olan “Kazazlık”, yarım asır öncense kadar 40-50 usta tarafından yapılıyor ve ilgi görüyordu.

Yıllar geçtikçe “Kazazlık” da yok olmaya başladı. Şuan tek usta tarafından yürütülen "Kazazlık" tarih olma yolunda can çekişiyor.

Tarihi çok eskilere dayanan bu sanatın bilinen en eski ustaları arasında Kazzaz Ali İpek, Kazzaz Bekir, Kazzaz Mustafa, Kazzaz Halil İpek, Kazzaz Mustafa İpek ve Kazzaz İbrahim Pamukçu yer alıyor.

Urfa'da kazazlık yapan aileler soyadı kanunu çıktıktan sonra "İpek", "İpekçi", "Kazzaz", "Ören" ve "Örer" soyadlarını aldıkları biliniyor.

Kazazlığın tarihi ise M.S. I. Yüzyıla kadar dayanıyor. O dönemlerde Aggai adındaki bir piskoposun, piskopos olmadan önce kazazlık ile uğraştığı, Urfa'da bir şehir krallığı olan Osrhone Krallığı zamanında İsa Peygamber ile yazışan Kral V. Abgar'ın ipek giysilerini ve başlıklarını imal ettiği bazı kaynaklarda yer alıyor.

Urfa’da birkaç asır önce yaygın olan İpekçiliğin emarelerinin de bahçelerde çok sayıda dut ağacının halen var olmasına dayandırılıyor.

Şanlıurfa'da Gençler DİGEM'le İş Hayatına Hazırlanıyor
Şanlıurfa'da Gençler DİGEM'le İş Hayatına Hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Söz konusu dut ağaçlarının geçmişte ipek böcekçiliğinde kullanıldığı, üretilen ipeklerin "Kazaz Pazarı" denilen (Bedesten) kapalı çarşıda el ile bükülerek; Kaytan, Saç Bağı, Puşu Püskülü, Tespih Püskülü, İggal, Raht (saç koru), İnci Saplama, Sırma Şerit, Zaza Püskülü haline getirilirdiği aktarılıyor.

Kazazlık geleneğini ve sanatını yaşatma ve gelecek nesillere aktarma çalışmaları şimdilerde Şanlıurfa Valiliği - ŞURKAV işbirliği ile GESEM ve Urfa’nın son Kazazı Mehmet Emin Güngör tarafından yürütülüyor.