Toplumsal barışın sağlanması, husumetlerin giderilmesi, arabuluculuk faaliyetleri ve yerel sorunların çözümünde etkin rol üstlenen kanaat önderlerinin, modern dünyanın gerektirdiği hukuk, iletişim, sosyoloji ve kamu yönetimi bilgileriyle desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Öneri kapsamında bölümün müfredatı da şekillenmeye başladı. Protokol kuralları, husumet yönetimi, etkili iletişim, liderlik, dijital aşiretçilik, kriz yönetimi ve toplumsal uzlaşı gibi derslerin yer aldığı örnek bir ders planı hazırlanırken, kamuoyunda esprili yorumlar da gündeme geldi.
Gazeteci Mehmet Bilgin, başta YÖK olmak üzere Harran Üniversitesi yönetimine çağrıda bulunarak, “Şanlıurfa’nın kendine özgü toplumsal dinamiklerini akademik bilgiyle buluşturacak böyle bir bölüm, hem sosyal barışa hem de yerel kalkınmaya katkı sağlayabilir” dedi.
Bilgin, hazırlanan taslakta ders planının bile konuşulmaya başlandığını belirterek, “Madem her mesleğin bir okulu var, toplumda yıllardır önemli görevler üstlenen kanaat önderlerinin de akademik bir karşılığı neden olmasın?” ifadelerini kullandı.
Elbette bu öneri biraz tebessüm ettiriyor. Ancak işin özünde; toplumun güven duyduğu yerel aktörlerin iletişim, hukuk ve arabuluculuk alanlarında daha donanımlı hale gelmesi fikri yatıyor.




