ARICILARIMIZ HASTALIK VE VARROAYA KARŞI KIŞ HAZIRLIKLARINI YAPTILAR”

Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çifçi, kentteki arıcıların kış hazırlıklarını tamamladıklarını ve yeni sezona hazırlandıklarını belirtti. Çifçi, “Arıcılarımız arılarını kış bakımına hazırladılar, kışlık yataklarını indirdiler. Arıcılarımız bir kısmı ilimizde, bir kısmı da Amasya, Tokat, Samsun, Aydın, Antalya, Mersin, Adana, Hatay, Şanlıurfa illerinde, son dönemde Iğdır’a giden arıcılarımız da var. İyi bir sezonun ardından arıcılarımız kış bakımlarına hazırlandılar. Arıların yiyeceği balı, hastalıklara ve varraoya karşı ilaçlamalarını yaptılar. Arılar kış uykusuna yattı ve inşallah en az kayıpla arılarımızı çıkartırsak önümüzdeki sezona hazırlanmış olacağız. Önümüzdeki sezon için çerçeve, mum, kovan hazırlıkları yapılıyor” dedi.

GAP Olası Bir Gıda Krizini Engelleyebilir! GAP Olası Bir Gıda Krizini Engelleyebilir!

 Dünyada bal üretiminde önemli bir sırada yer alan Türkiye’de en çok bal üretimi Ordu’da yapılıyor. Yaklaşık 550 bin koloninin olduğu Ordu’da geçen yıllarda 6 binlere ulaşan kayıtlı arıcı sayısı, artan maliyetler ve merdiven altı bal üretiminden dolayı azalıyor. Genç arıcıların yetişmediği Ordu’da bu sektördeki yaş ortalaması 55’in üzerine çıkarken, kayıtlı arıcı sayısının ise 3 bin seviyelerine düştüğü belirtiliyor.

“MERDİVEN ALTI BAL ÜRETİMİ ARICILARI ÜZÜYOR, KENTTE GENÇ ARICI YETİŞMİYOR”

“Girdi maliyetlerinin de yükselmesinden dolayı artık Ordu’da genç arıcı da yetişmiyor. Zaten arıcılık da maliyetlerin artması, merdiven altı bal üretiminden dolayı zor günler geçiriyor” diyen Çifçi, “Herkes farklı bir alana yönelebiliyor. Kayıtlı arıcı sayımız da şu anda 6 binlerden belki 3 binlere kadar düştü. Bu sayı giderek daha da düşeceğe benziyor. Biz 48 TL’ye bal mal ederken, market raflarında 40 TL’ye bal var. Artık doğaya ve bize gerek kalmadan merdiven altında bal üretiliyor. Bu da arıcıların canını yakıyor. Şu an bakıldığında talep yok, fabrikasyon ballar zaten başlıca sorunumuz. Bu nedenle genç arıcı yetiştirmekte ve görmekte zorlanıyoruz. Arıcılığa sadece arı ürünleri olarak bakmamak lazım, doğadaki polinasyonun yüzde 30’unu da arılar sağlıyor” şeklinde konuştu.