Şanlıurfalı ev hanımı yazar Emine Güllüoğlu, Güneydoğu’daki hayatı farklı bir pencereden yansıtmaya devam ediyor.
İlk kitabında bir aşk hikayesiydi. Tamamlanmak için yıllarca sandıkta bekleyen, sadece kendisinin okuduğu ve bir gün başka ellerde okunduğunu görmeyi hayal ettiği bir hikayeydi.
“Bize Sevmek Yasak” dediğinde, kitabının bütün Türkiye’de okunacağını aklından bile geçirmiyordu. Gün geldi, kitap sayısı 4’e, baskı sayısı 10’a ulaştı.
Emine Güllüoğlu’nun yazarlık serüveni, gençlik yıllarında başladı.
Lise yıllarında tanık olduğu bir aşkı; belki unutmamak, belki biricik kızına gençliğinden somut bir hatıra bırakmak için kaleme aldı. 200 sayfalık defterine bir dantel gibi hece hece işledi iki genç arasındaki unutulmaz hatıraları. Hikâyenin sonunu, yıllar sonra tesadüfen İstanbul’da öğrendi. Ve bir başka tesadüf, O’na yazarlık kapısını araladı. Kızının edebiyat öğretmeninin verdiği destekle, 29 yıl önce başladığı hikayeyi tamamladı. Törelerle büyüyen eşini güçlükle ikna ederek satırlarını yayınlattı. Eşinin bölge şartlarındaki olağanüstü desteği, O’nun ev hanımlığından yazarlığa geçiş yapmasını sağladı.
Gazeteci Mehmet Dener, Emine Güllüoğlu’nu evinde ziyaret edip hem hikayesini hemde kitbını haberleştirdi.
Emine Güllüoğlu, o gün, yayınevi sahibiyle aralarında geçen diyalogu gülümseyerek anlatıyor şimdi. “Sadece 200 tane basılmasını istemiştim kitabın” diyor Emine Güllüoğlu. “Yayınevi sahibi en az bin tane basalım deyince, tamam evimin bodrumuna koyarım artanları dedim. Ancak kitap yetmedi, baskı birçok kez tekrarlandı!”
Güllüoğlu’nun attığı bu ilk adımı, yeni kitaplar takip etti. Kimsenin, hatta kahramanlarının bile engel olamadığı aşkları anlatmaya çalıştı. Korktuğu kadar zorlanmadı, içinden geleni, en samimi kelimelerle döktü kağıda. Kâh silip yeniden yazdı, kâh harfine dokunmadan sakladı sayfaları. Beyaz defterle çıktığı yolculuğa, laptopla devam eder hale geldi. Hikayelerine dizelerle renk katmaya başladı.
Kitabını okuyan ya da duyan birçok kişi, kendi hayat hikayesini yazması için kapısını çaldı. Son kitabı Töre’de, bir başka gerçek hayat, Ankara ve Urfa’da yaşayan Sara’nın hikayesi var. Kitabına; “Törelerin Soldurduğu Çiçekler” adını vermek istemiş Güllüoğlu.
Ancak yayınevi, Töre adını uygun görmüş. Emine Güllüoğlu 2000’li yılların başında başladığı yazarlık serüvenine yeni yeni kitaplar yazıp ekledi. Bize sevmek yasak, Benim Adım Yeter, Güneşin Çocuğu, Kız Fatma ve Kurtuluş Savaşı, Anneannemden Hikayeler gibi eserlerini şimdi Hüsran kitabını ekledi.
Emine Güllüoğlu “Hüsran” adlı kitabının yeni çıktığını ve kitapçılrda olduğunu belirterek “Doğu’nun kadim topraklarından Akdeniz’in sıcak şehirlerini uzanan bir hikaye, yalnızca bir kadının değil, aynı zamanda bir dönemin bir toplumun ve bir çok kadının sesi.” İfadelerini kullandı.




