1523 yılı icmalinde toplam 227 dükkan olduğu belirtilirken, 1540 ve 1566 yıllarına ait kayıtlarda 300 kadar vakıf dükkanı sayılmaktadır.
1649 tarihinde Urfa’ya gelen Evliya Çelebi, “...çarşı içinde (Yetmiş Hanı) kargir yapıdır. Büyük han olup İbrahim Halil Nehri içinden geçer. Hacı İbrahim Hanı, Samsad Kapısı Hanı, Bey Kapısı Hanı, Bey Kapısı dışında Sebil Hanı...” olduğundan bahsetmektedir.
1766 Mayıs’ında Ruha’yı gezen Niebuhr, Urfa’dan söz ederken kaleden on iki minare saydığını, şehirdeki evlerin iyi yapıldığını, ancak hanlarının ve pazarlarının güzel olmadığından bahsetmektedir.
1827 tarihinde şehri ziyaret eden Buckhingham, kentte birçoğu bakımlı olan çok sayıda han ve kervansaraydan bahsetmektedir. Bunlardan biri olan Gümrük Han’ın hemen hemen yüz odalı olduğu, hepsinde de yerde hasır ve yatak olan odalarının bir kısmının 8-10 kişi alacak büyüklükte olduğunu ve hanın bir kapısının büyük kubbeli pazara (bedesten), bir kapısının yola açıldığını söylemektedir.
1870 tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde, Urfa merkez kazanın en önemli iki hayvansal ürünün yapağı ile keçi kılı olduğu söylenirken 1883 Halep Vilayet Salnamesi’ne göre, merkez kazada 9 han, 1.799 dükkan, 4 mağaza, 19 su değirmeni, 29 hayvan değirmeni ve 14 fırın bulunmaktadır. Kentte bu tarihte 221 kumaş tezgahı, 2 dabakhane, 59 kahvehane, 13 boyahane, 2 sabunhane, 10 masura, 2 lokanta ve 1 meyhane yer almaktadır.
1888 tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ise, kentte 11 han ve 1997 dükkan bulunduğu belirtilirken, 1889 tarihli salnamede ise han sayısı 18 olarak verilmektedir.





