Sınırdan silah geçiren polislerin tespit edilerek tutuklanmasına da değinen Bakan Soylu, kimsenin devletin üniforması altında suç işleme özgürlüğüne sahip olmadığını ve gereğini yaptıklarını belirtti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Şanlıurfa’da polis memurlarının Suriye sınırından kaçak silah geçirmeleri ve sınır hattına kurulmaya başlanan yeni sistemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bazı polisler tarafından sınırdan kaçak silah geçirilmesiyle ilgili açıklama yapan Bakan Soylu, “Elbette suç sadece sivillere yönelik bir hadise değildir, maalesef suçta kamu görevlilerini de görüyoruz.

Önemli olan burada suçlu kim olursa olsun gereğini yerine getirmektir. Zaten 15 Temmuz darbesi de kamu görevlileri üzerinden biçimlendirilmeye çalışılan bir darbe teşebbüsüydü. maalesef çürük yumurtalar oluyor. Biz de gereğini yapmakla mükellefiz. Burası, Şanlıurfa bir sınır hattıdır. Bu sınır hattında şu anda güvenli bölge olarak nitelendirdiğimiz Telabyad ve Resulayn da var.

Oradan getirdikleri kalaşnikofları burada yine bir zincir üzerinden başka yerlere aktarmak için bir yasa dışı silah kaçakçılığına başvuran bir ekibi yine güvenlik güçlerimiz, emniyet teşkilatımız, istihbaratımız başarılı bir şekilde tespit etti. Zincirin bir halkası bir avukattı. Avukat üzerinden yürüyerek 3 sivil, onu da polis memurunun bu işe karıştığını görünce hemen olay operasyonuna döndü.

Burada 10 polis memuru, 3 sivil ile bir avukat gözaltına alındı. 9 polis memuru tutulandı ve 1 polis memuru da adli kontrolle serbest bırakıldı. Diğer 3 sivil ile bir avukat da tutuklandı. Böylece bu olayı gerçekleştirenlerin bir bölümü, tabii burada başka bir şey daha var, bunu da bilmenizi isterim, bu olayın ilk safhası. Burada dijitaller incelendikten sonra hangi hatta sirayet ettiği belirlenecek ve buna yönelik de bir genişleme imkanı olabilecektir. Bizim görevimiz suçluyu yakalamaktır. Cinsi, cibiliyeti, çalıştığı yer hiç önemli değildir.

Kimse devletin üniforması altında suç işleme özgürlüğüne sahip değildir. Gereğini yerine getiriyoruz, getirmeye devam ederiz. Belki bir düzeltme yapmak gerekir. Bu işin içerisinde emniyet müdürleri de vardı diye bir değerlendirme yapıldı. Bu silah kaçakçılığı ile alakalı bir emniyet müdürü yok. Emniyet müdürü de olsa, başka bir rütbeli de varsa o da alınır” dedi.

Türkiye ile Suriye sınır hattına yeni sistem kurmaya başlandığını belirten Bakan Soylu, “Türkiye’nin 10 yıl önce 1 kilometre güvenlik duvarı yoktu. Şu anda bin 84 kilometre bitti, devam ediyor.

Hem güvenlik duvarı yapıyoruz hem güvenlik yolları yapıyoruz, hem optik kuleler yapıyoruz. Yani bunlar 10 kilometre ile 50 kilometre radarla görülebilme kabiliyetine sahip. O güvenlik yollarında sürekli olarak devriye atan yüksek kameralı araçlarımız var. Hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin orada sınır hattındaki görevlileri, güvenlik güçleri var, hem onun arkasında jandarmamız, onun arkasında da polisimiz var.

Bu Van’da da böyle, Şanlıurfa'da da böyle, Mardin'de de böyle. Yani sınır hattımızın tamamında buna ait bir yapılanma ortaya koyduk. Hem entegre sınır güvenlik sistemimiz var. Bir de aydınlatmalarımız var.

Kaçtı Denilen Rus Spiker Şanlıurfa'da Ortaya Çıktı Kaçtı Denilen Rus Spiker Şanlıurfa'da Ortaya Çıktı

Bir geçmişten kalan aydınlatmalar var, yani geçmiş dönemlerde olan, belli periyotlar halinde direklerde olan aydınlatmalar var ama biz onların tamamını yeniliyoruz. Hem gece görüşlü aydınlatmaları koyuyoruz kameralara daha iyi görebilme imkanı sağlayabilecek, hem gördüğü anda fotoğraf çekebilme kabiliyeti olan kameralarımız var, yani hareketli sensörleri takip edebilecek ve bütün bunları sağlayabilecek bir yapıyı oluşturuyoruz.

Aynı zamanda da aydınlatma oranlarımızı da yükseltiyoruz. Şanlıurfa'da yaptık, sınırda görmüşsünüzdür. Hem güneş enerjisinden istifade ettiğimiz hem de aynı zamanda trafoları oraya taşıyarak istifade ettiğimiz iki türlü aydınlatma yöntemimiz var. Bunların hepsinin teknik detaylarla uğraşıyoruz. Şu anda 40 kilometrelik tam bu sistemde söyleyebileceğim bir aydınlatmaya daha Şanlıurfa'da başladılar, bitiriyorlar. Yakın bir zamanda biter inşallah” ifadelerini kullandı.