Tanal, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
Muğla ili Seydikemer ilçesi Karadere Mahallesi sınırları içerisinde, Hazine mülkiyetinde bulunan tarım arazileri üzerinde uzun yıllardır fiilen tarımsal üretim yapan çok sayıda çiftçi bulunduğuna dikkat çeken Tanal, bu araziler üzerinde dönümlerce sera kurulduğunu ve üretimin süreklilik kazandığını vurguladı.
Ancak aynı nitelikteki araziler ve üreticiler arasında idarece farklı uygulamalar tesis edildiği yönünde ciddi mağduriyet şikayetlerinin gündeme geldiğini belirtti.
İddialara göre, bazı üreticilerle Hazine arazileri için kira sözleşmesi yapılırken, aynı koşullarda üretim yapan diğer üreticilerle hiçbir objektif ve şeffaf gerekçe ortaya konulmaksızın kira sözleşmesi yapılmadı.
Kira sözleşmesi yapılmayan üreticilerin Ziraat Odası’na kayıt yaptıramadığına, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil olamadığına ve tarımsal desteklerden yararlanamadığı iddialarına dikkat çekilen soru önergesinde, fiilen üretici olan bu kişilerin resmiyette çiftçi olarak kabul edilmediği ifade edildi. Bu durumun üreticileri fiilen kayıt dışılığa ittiği ve tarım politikalarının temel hedefleriyle açıkça çeliştiği belirtildi.
“Fiilen Çiftçi Olanlar Resmiyette Yok Sayılıyor”
Tanal, Anayasa’nın 44’üncü maddesinin devlete toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, 45’inci maddesinin ise çiftçiyi koruma ve destekleme yükümlülüğü yüklediğini hatırlatarak, fiilen üretim yapan çiftçilerin idari işlemler nedeniyle sistem dışına itilmesinin anayasal koruma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını vurguladı.
Önergede ayrıca, geçmiş dönemlerde Hazine tarım arazilerinin satışına imkân tanıyan düzenlemeler kapsamında çok kısa süreli başvuru ve ödeme dönemleri tanındığı, bu süreçlerin yeterince duyurulmadığı ve bu nedenle siyasi veya idari bağlantısı olan kişilerin tapu alabildiği iddialarına yer verildi.
Aynı koşullara sahip birçok üreticinin ise bu haktan fiilen yararlanamadığı ifade edildi.
“Aynı Mesafe, Aynı Arazi; Sonuç Farklı”
Karadere Mahallesi’nde deniz kıyı kenar çizgisinden beş kilometre sınırı uygulanmasına rağmen, denize yaklaşık üç-dört kilometre mesafedeki bazı başvuruların reddedildiği, buna karşın, aynı mesafe bandında ve aynı mahallede yer alan bazı kişilere tapu verildiği ifade ediliyor.
Tanal, bu farklı uygulamaların eşitlik ilkesinin ihlali yönünde ciddi kuşkular yarattığını vurguladı.
Anayasa’nın 10’uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile 35’inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına dikkat çeken Tanal, benzer durumda olan kişiler arasında keyfi ve ayrımcı uygulamaların kabul edilemeyeceğini vurguladı.
CHP Milletvekili Tanal, yıllardır ecrimisil ve kira bedellerini düzenli ödemesine rağmen tapu alamayan üreticilerin varlığının idareye duyulan güveni sarstığını ve mülkiyet sürecinin neden işletilmediği sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.
Tanal, tüm bu nedenlerle Karadere Mahallesi özelinde Hazine tarım arazilerine ilişkin kira, ecrimisil, tapu ve kayıt uygulamalarının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.
CHP’li Tanal, Bakan Kurum’a şu soruları yöneltti:
1. Muğla ili Seydikemer ilçesi Karadere Mahallesi'nde Hazine mülkiyetinde bulunmasına rağmen fiilen tarımsal üretim yapılan toplam parsel sayısının kaçtır?, bu parseller üzerinde üretim yapan toplam üretici sayısının kaçtır?, bu üreticilerden kaçına kira sözleşmesi yapılmıştır? kira sözleşmesi yapılmamış üretici sayısı kaçtır?
2. Kira sözleşmesi yapılmayan üreticilere ilişkin ret gerekçeleri nelerdir, bu gerekçeler yazılı ve gerekçeli biçimde üreticilere bildirilmiş midir ve bu uygulamanın idari işlem güvenliği açısından nasıl izah edildiği Bakanlığınızca değerlendirilecek midir?
3. Kira sözleşmesi yapılmaması nedeniyle Ziraat Odası ve Çiftçi Kayıt Sistemi kaydı yaptıramayan üretici sayısı kaçtır ve bu durumun fiilen üretimi kayıt dışına ittiği Bakanlığınızca kabul edilmekte midir?
4. Karadere Mahallesi'nde bugüne kadar Hazine arazileri için tahsil edilen toplam ecrimisil ve kira bedeli ne kadardır, bu bedelleri ödeyen üretici sayısı kaçtır ve buna rağmen tapu alamayan üreticilerin tapu taleplerinin karşılanmamasının hukuki gerekçesi nedir?
5. Karadere Mahallesi'nde Hazine tarım arazilerinin satışı yoluyla tapu verilen parsel sayısı kaçtır, bu tapular hangi tarihlerde ve hangi mevzuat hükümlerine dayanılarak verilmiştir ve satış işlemlerinde deniz kıyı kenar çizgisinden beş kilometre mesafe kriteri uygulanmış mıdır?
6. Mesafe ölçümleri hangi teknik raporlar ve yöntemler esas alınarak yapılmıştır ve denize beş kilometreden daha yakın olmasına rağmen tapu verilen parseller bulunmakta mıdır; bulunmakta ise bu parsellerin istisnai biçimde tapu almasının hukuki dayanağı nedir?
7. Aynı mahallede, aynı nitelikte ve aynı mesafe bandında bulunan parseller arasında farklı uygulamalar tesis edilmesinin nedeni nedir ve bu farklılığın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?
8. Tapu verilen kişiler ile tapu verilmeyen üreticiler arasında siyasi, idari veya başka türden bir bağlantı bulunduğu iddiaları hakkında bugüne kadar herhangi bir idari inceleme veya soruşturma yapılmış mıdır; yapılmamış ise gerekçesi nedir?
9. Karadere Mahallesi özelinde eşitlik ilkesine aykırı, keyfi ve ayrımcı uygulamalar bulunduğu yönündeki iddialar karşısında Bakanlığınızca idari ve hukuki bir denetim süreci başlatılması planlanmakta mıdır?
10. Fiilen üretim yapan ve yıllardır bu arazilerden geçimini sağlayan üreticilerin kira, tapu ve kayıt sorunlarının giderilmesi amacıyla Bakanlığınızın belirlediği somut bir takvim, eylem planı ve çözüm iradesi bulunmakta mıdır?"





