URFA’DA OSMANLI’DAN CUMHURİYETE İNTİKAL ETMİŞ SAKLI BİR RESSAM : RASİM NABİ (AKÇAR)
Uzun araştırmalar sonucunda Rasim Nabi’nin özgeçmişini ve tablolarını toplamaya çalışması sırasında Rahime Açanal Akçar, Vildan Akçar Uygur, Füsun Akçar, Müjgan Barlas, Avukat Müslüm Akalın ve Eczacı Bekir Sıtkı Açanal’dan destek gördüğünü dile getiren Cihat Kürkçüoğlu, Rasim Nabi Urfa’da “Hocazadeler” olarak bilinen aileden olup ailenin adını bildiğimiz en eski üyesi Naki Efendi’dir. Naki Efendi’den sonra aile onun adına izafeten “Nakizadeler” lakabıyla da tanındiğini aktardı.
Yardımcı Doç.Dr. A.Cihat Kürkçüoğlu Rasim Nabi ile ilgili araştırmalarından elde ettiği bilgileri aktarırken şunları söyledi;
"Naki Efendi’nin Nabi, Nasih, Ahmet ve İshak adlarında dört oğlu olmuş, bu çocuklarından Nabi, Kilis eşrafından Fatma hanımla evlenmiş ve bu evliliğinden Rasim ve Nurettin adlarında iki oğlu, Emine, Rukiye ve Sıdıka adlarında üç kızı olmuştur. Erkek çocuklar esas isimleri ile birlikte babalarının “Nabi” adıyla Rasim Nabi ve Nurettin Nabi olarak tanınmış, Cumhuriyet döneminde tüm aile “AKÇAR” soyadını almıştır.
Urfa Nüfus idaresinde kaydı bulunamadığından Rasim Nabi’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Kardeşi 1887 doğumlu Nurettin Nabi’den büyük olduğu göz önüne alındığında 1880-1885 yılları arasında doğmuş olabileceği düşünülebilir. Kilis’in Kınoğulları ailesinden Lebibe Hanım ile evlenmiş, bu evliliğinden Ekrem ve Necdet adlarında iki oğlu, Seniha ve Meliha adlarında iki kızı olmuştur.
Subay olan Rasim Nabi, Garp Cephesi’nde Teğmen olarak görev yapmış, buradaki başarılı hizmetlerinden dolayı S.1141 sayılı İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Yüzbaşı iken emekliye ayrıldığı aile fertleri tarafından belirtilmekte ise de hangi askeri okulu bitirdiği hakkında bilgi yoktur.
Cumhuriyetin kurulmasından sonra kardeşi Nureddin Nabi Akçar’ın (1887-1947) çıkardığı URFA gazetesinde yazılar yazmıştır. Bu yazılarının yer aldığı gazeteler yerel tarih araştırmacısı Av.Müslüm Akalın’ın arşivinde bulunmaktadır.
RASİM NABİ’NİN RESSAMLIĞI:
Rasim Nabi’nin günümüze ulaşan tabloları gelini Rahime Akçar, torunları Vildan Akçar Uygur ve Füsun Akçar’da bulunmaktadır.
Onun bazı peyzajlarında yabancı ressamların eserlerini model olarak aldığı, bunların varyantlarını başarılı bir şekilde çalıştığı görülmektedir. “Gölde Yıkanan Kızlar” tablosu bunlardan biri olup Fransız Ressam Paul Chabas’ın eserinin varyantıdır.
Serbest fırça tuşlarıyla çalıştığı peyzajlarında ise kendisine ait kompozisyon, özgün renk ve teknik bütünlüğü dikkati çekmekte, bu resimlerinde kendine özgü resim tekniği hakkında daha iyi fikir edinilebilmektedir.
Benzerleri o dönemde yabancı ressamlar tarafından çalışılmış olsa da “Çiçek Demeti” ve “Kedilerle Çiçekler” konulu resimlerini, kompozisyonu kendisine ait ve kendi tekniğini yansıtan resimler olarak değerlendirmekteyiz.
Rasim Nabi Akçar’ın resim bilgilerini kimden aldığı, hocasının kim olduğu hakkında elimizde bilgi bulunmamaktadır. Yüzbaşılıktan emekli olduktan sonra Urfa Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yapmaya başlamış, bu yıllarda kendinden sonra Cumhuriyet döneminin Urfa’daki ikinci ressamı diyebileceğimiz Sami Barlas’ı (Doğumu 1917/Vefatı1996) yetiştirmiştir. Sami Barlas; karikatür, guaj, sulu boya, yağlı boya ve kuru boya kalemi ile eserler vermiş, kuru boya kalemi ile Urfa’nın tanınmış şahsiyetlerinin portrelerini çalışmıştır. Rasim Nabi Akçar 1945 yılında Urfa'da vefat etmiş ve Bediüzzaman aile mezarlığına defnedilmiştir."




