Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KADUM) tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Anadoludakiler – Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi” kapsamında düzenlenen “Kalbin Emeği” Fotoğraf Sergisi, Ankara Arı Kültür Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.
Kadın emeğini ve kuşaklar arası aktarımı merkeze alan sergi, yalnızca bir fotoğraf seçkisi olmanın ötesinde, kültürel hafızayı görünür kılan çok katmanlı bir sanat etkinliği niteliği taşıyor.
Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden aktarılan sergi, Nallıhan’da iğne oyası üreten kadınların üretim süreçlerini, yaşam hikâyelerini ve emekle örülen dünyalarını estetik bir anlatıya dönüştürüyor. Sergi, geleneksel bir zanaatın yalnızca teknik bir üretim değil; sabır, duygu ve hafıza ile kurulan bir anlatı biçimi olduğunu ortaya koyuyor.
Sergi kapsamında ayrıca, fotoğraflarda yer alan duyguların yapay zekâ araçlarıyla analiz edilerek soyut görsellere dönüştürüldüğü bir yapay zekâ enstalasyonu da izleyicilerle buluşturuyor. Bu enstalasyon, kadın emeğinin taşıdığı duygusal katmanları görünür kılarken, geleneksel üretim ile dijital çağın ifade biçimleri arasında yenilikçi bir köprü kurmayı amaçlıyor.
Serginin küratörlüğünü de üstlenen KADUM Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, etkinliğin anlamına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla, koordinatörlüğünü sürdürmekte olduğum proje kapsamında gerçekleşen, Kalbin Emeği Sergisi de, çoklu boyutlarıyla, bu halin anlaşılmasına, fotoğrafın gücü, dijital sanatın yeni açılımlarıyla odaklandı.
Milli kültürümüze, Anadolu medeniyet mirasına sahiplenmek, OECD ülkeleri arasında kadın istihdamında sonuncu sırada oluşumuzu, hak ettiğimizce dönüştürmek, kadın girişimcilerin artmasına destek vermek üzere, küratörlüğünü üstlendiğim sergide, bu kez coğrafi işaretli, zarafetin ilmeğe dökülmüş hali Nallıhan ipek iğne oyalarını var eden kadın emekçilerin, matematik ve estetiğin bileşimiyle, onları hiç tanımayan başkaları için ‘sanki kendi giyer gibi’ üretirken ki “o an”ları sevgili dost, alanında global saygınlığa sahip, F. Dilek Yurdakul’un objektifiyle hayat buldu.
Küratörlüğünü de üstlendiğim sergimizdeki fotoğraflardan enstantaneler, yapay zeka araçlarıyla duygu analizine tabii tutulup, geleneksel üretimle, dijital sanat ifade biçimleri arasında köprü kurularak, Dünya’da iğne oyası yapan kadınlar kapsamında ilk kez yapılan bir çalışma olarak ayrımlaştı.
Kadın emeğinin, toplumsal yapı ve hafızayı taşıyan, en güçlü unsurlardan biri olduğunu vurguladığımız çalışmamızla, projenin diğer ayaklarında firmalarıyla paydaş olarak yer alan, kıymetli dostlar Arzu Kaprol, Arzu Sabancı ve Beymen CEO’su Elif Çapçı’yı temsilen Grup Direktörü Esra Güner’in varlığı ayrıca anlamlıydı.”




