Son olarak Netflix’e belgesel hazırlayan Graham Hancock “Sütun 43”ün takımyıldız diyagramı olabileceğini iddia etti.

Kazı başkanı bu iddialara karşı açıklama yaptı.

Tarihin sıfır noktası diye anılan Göbeklitepe’de 12 bin yıl öncesine uzanan keşifler, tarih kitaplarının değişmesine sebep oldu. Dünyanın bilinen en eski “ritüel alanına” sahip olduğu düşünülen ören yeri; inşa edilme maksadı gibi henüz tam aydınlanmamış yanlarıyla insanları meraka sevk etmeye devam ediyor.

Ancak bu esrarengizlik bulutu içerisinde Göbeklitepe hakkında birçok bilgi de havada uçuşuyor. Ören yerini uzaylıların inşa ettiği ve bölgenin bir zaman geçidi barındırdığı gibi sıra dışı iddiaların yanında bazı akademisyenlerin Göbeklitepe’de gökyüzünün gözlemlendiğine dair yorumları da mevcut…

Peki, ortaya atılan bu yorumların temeli var mı? Yoksa Göbeklitepe istismar kapısı mı oldu? Türkiye gazetesinden Murat Öztekin'in haberine göre, yeni keşifler ışığında ortaya atılan iddialara Göbeklitepe Kazı Başkanı Necmi Karul yanıt verdi.

Birecik'teki Bıçaklı Cinayetin Görüntüleri Ortaya Çıktı Birecik'teki Bıçaklı Cinayetin Görüntüleri Ortaya Çıktı

Akıllara, kendini "kuantum düşünce tekniği eğitmeni" olarak tanıtan Şebnem Tacigut ve Göbeklitepe'de Sirius yıldızına portal açma adı altında bir tur düzenlemesi geldi. Üç gün süren bu turda katılımcılara, bilinçaltını keşfetme ve potansiyellerini açığa çıkarma garantisi veriliyor. Programda negatif enerji temizliği, aura çengelleri ve manyetik alan kancaları temizliği gibi çeşitli aktiviteler yer alıyor. Göbeklitepe turunun bedeli ise 69 bin TL.

Göbeklitepe son yıllarda özellikle astrolog ve “kuantumcuların” gündeminde. Bu isimler tarafından ören yeri hakkında kitaplar yazılıyor, büyük iddiaların ortaya atıldığı konuşmalar yapılıyor ve bölgeye bu minvalde seyahatler düzenleniyor. Prof. Dr. Karul ise “Buradan çıkar sağlayan bir grup var. Bazılarının ise zaten aklî melekelerinin yerinde olmadığını düşünüyorum. Üzücü olan buna itibar eden insanların bulunması. Biz konuya ‘Reklamın iyisi kötüsü olmaz’ diye bakamayız” ifadelerini kullanıyor.

GEÇMİŞTEKİ İNSANLARA İLKEL GÖZÜYLE BAKIYORLAR

Göbeklitepelilerin varlığı bile ispatlanmamış uzaylılarla bir irtibatının olmayacağını ve ören yerini uzaylıların inşa ettiğini söylemenin günümüz insanının geçmişe ilkel gözüyle bakmasından kaynaklandığını kaydeden Prof. Dr. Karul, şöyle konuşuyor: Modern dünyanın insanları, geçmişte yaşamış toplumlara ilkel gözüyle bakarlar. Bu durum, modern toplumların geçmişe kibirle yaklaşmasından kaynaklanıyor. ‘Uzaylılar yaptı’ denilerek tarih öncesi insanın becerileri görmezden gelinmemeli. Bu söylemlere itibar edilmeli.

Ancak Karul, yurt dışındaki bazı akademisyen ve yazarların görüşlerinin de ayağının yere sağlam basmadığını savunuyor. Mesela Edinburgh Üniversitesinden Martin Sweatman’ın Göbeklitepe’nin gece gökyüzünü izlemek için kullanılan bir gözlemeviymiş gibi olduğuna dair açıklamaları hakkında şunları söyledi:

"Şimdiye kadar buna dair hiçbir somut kanıta rastlamadık. Kaldı ki Göbeklitepe’deki yapıların üzeri çatıyla kapalı ve gözlemevi gibi bir görünümleri yok. Nitekim geçtiğimiz yıl çatıda kullanıldığını düşündüğümüz ahşapların negatif izlerine rastladık. 12 bin yıl önce dikili taşların payanda olarak kullanıldığını üzerinin ise ahşap, dal gibi malzemelerle örtülü olduğunu düşünüyoruz. Elbette o dönem insanı tabiatla iç içe yaşıyor. Gökyüzünü izlemediklerini söyleyemeyiz. Ancak bunun herhangi bir arkeolojik kanıtı yok"

GELİŞMİŞ MİMARİ VARDI

Karul “İsrailli arkeologlar geçtiğimiz yıllarda yapılar üzerinden Göbeklitepelilerin geometri bildiklerine dair bir çalışma ortaya koydular. Bunu, astronomi ile ilişkilendirmek doğru mu?” soruma ise şu cevabı veriyor: Buradaki geometriyi astronomiyle ilişkilendirmeye hiç gerek yok. Bu dönemdeki insanların mimaride son derece gelişmiş olduklarını, çevrelerindeki yapı malzemelerini dönüştürdüklerini ve ustaca kullandıklarını söylemek daha doğru.

G. HANCOCK HİLE YAPTI

Göbeklitepe’yi gezip Netflix’e belgesel hazırlayan Graham Hancock ören yerinin astronomik gözlemevi, “Sütun 43”ün ise takımyıldız diyagramı olabileceğini iddia ediyor. Göbeklitepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul ise bunu doğrulamıyor. Prof. Karul “Hancock daha önce Karahantepe’yi de ziyaret edip çekim yaptı ve bir belgesel yayınladı. Bizim söylediklerimizi kendi kurgusuna yedirerek hile yaptı. Kendisi dikili taşların üzerindeki sahneleri astronomiyle ilişkilendiriyor.

Oysa biz bu sahnelerin mitolojik hikâyeler ve ortak bir hafızanın ürünü olduklarını düşünüyoruz. Onlarca dikili taş ve betimi yok sayarak seçtikleri bazı örnekler, hatta onların üzerindeki bazı figürlerden yola çıkarak aldatıcı bir söylem geliştiriyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor.

Editör: Urfadasin Haber