Şanlıurfa'da 2023 yılında yaşanan büyük sel felaketinde onlarca insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan bağımsız siyasetçi Halil Kosovalı, O gün verilen sözlerde yapılan açıklamalarda “Bir daha yaşanmayacak” denilen beyanları hatırlatarak bu sözlerin ve açıklamaların bugün havada kaldığını anımsattı.
Bugün hâlâ aynı görüntülerin yaşandığına dikkat çeken bağımsız siyasetçi Halil Kosovalı, Su altında kalan caddeler, taşan kanalizasyonlar, evlerine su dolan insanlar… Bu tablo artık bir istisna değil, sürekli tekrar eden bir yönetim krizidir." dedi.
YAŞANAN SORUNLARIN TEMELİNDE 3 BÜYÜK EKSİKLİK VAR
Şanlıurfa’da yaşanan sorunların temelinde üç büyük eksiklik olduğunun altını çizen bağımsız siyasetçi Halil Kosovalı, bunlarında yetersiz ve eski altyapı, şehrin mevcut yağmur suyu hatları, ani ve yoğun yağışları taşıyacak kapasitede olmaması, yıllar önce planlanmış sistemin, büyüyen şehir karşısında çöktüğünü, yağmur suyu ve kanalizasyonun birleşik olduğunu,
aynı hat üzerinden hem atık su hem yağmur suyunun taşınıyor olmasından sistemin ilk yoğun yağmurda kilitlenmesine neden olduğunu, plansız büyüme ve denetimsizlik olduğunu anlattı.
Şanlıurfa'nın bağımsız siyasetçi Halil Kosovalı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Dere yatakları, düşük kotlu alanlar ve riskli bölgelerde yapılaşma devam ediyor. Altyapı planı olmadan büyüyen şehir, her yağmurda bedel ödüyor. Açık gerçek: Bu bir doğa olayı değil, ihmal zinciri, Her yağmur sonrası aşırı yağış açıklaması yapmak artık inandırıcı değil. Çünkü modern şehirler aynı yağmuru yaşıyor ama aynı felaketi yaşamıyor. Eğer bir şehirde: Her yağmurda yollar nehre dönüyorsa, Kanalizasyonlar geri basıyorsa, İnsanlar evlerinde mahsur kalıyorsa
Bu, doğanın değil, ihmalkârlığın sonucudur." ifadelerini kullandı.

KOSOVALI'NIN İŞTE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Halil Kosovalı, çözümünü ise şöyle sıraladı; "Çözüm var mı, Evet, ama kararlılık gerekiyor. Bu sorun çözülemez değil. Ancak günü kurtaran değil, bütüncül ve ciddi bir plan ve emek gerekiyor: 1- Master altyapı planı (acil), Şehrin tamamını kapsayan, 20–30 yıllık projeksiyonla hazırlanmış bir yağmur suyu yönetim planı yapılmalı. Parça parça değil, şehir ölçeğinde çözüm şart. 2- Yağmur suyu – kanalizasyon ayrımı. Tüm şehirde kademeli olarak bu iki sistem ayrılmalı. Bu yapılmadan hiçbir çözüm kalıcı olmaz. 3- Kritik bölgelerde acil müdahale
Her yağmurda su basan mahalleler tespit edilip: yeni drenaj hatları açılmalı, su toplama havuzları kurulmalı, pompa istasyonları devreye alınmalı. 4- Dere yatakları ve riskli alanlar
Dere yatakları kesin şekilde korunmalı, Gerekirse bazı bölgelerde kentsel dönüşüm yapılmalı, Yeni yapılaşmaya kesin sınırlar getirilmeli. 5- Düzenli bakım ve denetim. Mazgal temizliği, hat kontrolü ve altyapı bakımı sistemli ve şeffaf şekilde yapılmalı. Bu iş sadece kriz anında değil, sürekli olmalı. 6- Şeffaflık ve hesap verebilirlik. Vatandaş şunu bilmeli: Hangi bölgede ne çalışma yapılıyor. Ne zaman bitecek. Ne kadar bütçe ayrıldı. Bu bilgiler açıkça paylaşılmadan güven sağlanamaz. Son söz olarak Şanlıurfa halkı her yağmurda aynı korkuyu yaşamak zorunda değil. Bu şehir kaderine terk edilemez. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, her yağmur bir uyarı değil, yeni bir felaketin habercisi olmaya devam edecek. Artık sorumluluk alma, plan yapma ve kalıcı çözüm üretme zamanıdır. Çünkü bu mesele siyaset üstüdür: Bu, doğrudan insanların can güvenliği meselesidir. İnşallah sorumlular bu uyarıları ve çözüm konularını dikkate alırlar."




