Karaköprü ilçesinde sosyal donatı alanlarının konut alanına dönüştürülmesine yönelik imar planı değişikliklerine bir kez daha itiraz edildi.

Batıkent ve Doğukent mahallelerinde sağlık tesisi, yeşil alan ve yol olarak planlanan bölgelerin Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla konut alanına çevrilmesinin kamu yararına ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle hukuki mücadele devam ediyor.

Şanlıurfa’da daha önce iki kez yargıdan dönen ve Danıştay kararlarıyla açıkça hukuka aykırı olduğu tescillenen bir uygulama, yeniden gündem oldu.

Şanlıurfa'da Asansörde Mahsur Kalan 3 Çocuk Kurtarıldı
Şanlıurfa'da Asansörde Mahsur Kalan 3 Çocuk Kurtarıldı
İçeriği Görüntüle

Karaköprü İlçesi Doğukent ve Batıkent mahallelerinde bulunan ve toplamda yaklaşık 153 dönümlük sağlık tesis alanı, geçmişte Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi başta olmak
üzere kamu hizmeti amacıyla planlanmış olmasına rağmen; yapılan imar değişiklikleriyle konut alanına dönüştürülmek istenmiş, bu girişimler Şehir Plancıları Odası’nın açtığı
davalar neticesinde Danıştay tarafından iki kez iptal edilmişti.

Ancak aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen, 26 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile aynı alanların yeniden konut alanına çevrilmesi, hukuk devleti ilkesini ve yargı kararlarını tartışmalı hale getirdi.

Urfa Çalışma Grubu yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bizler Urfa Çalışma Grubu olarak; Daha önce defalarca takipçisi olduğumuz, Şehir Plancıları Odası ile birlikte hukuki ve toplumsal mücadele yürüttüğümüz, Şehrimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu sürecin yeniden aynı şekilde gündeme getirilmesini kabul etmiyoruz.
Bu mesele yalnızca bir imar planı değişikliği değildir. Bu mesele; Şehrin geleceğinin korunması meselesidir. Kamu kaynaklarının kim için kullanılacağı meselesidir. Hukukun
üstünlüğüne saygı meselesidir Danıştay’ın açık kararlarına rağmen, bir şehrin sağlık, yeşil alan ve sosyal donatı alanlarının ortadan kaldırılarak farklı amaçlarla kullanıma açılması; şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve vicdana aykırıdır.

Açıkça ifade ediyoruz ki: Şehrin ortak alanları, o şehirde yaşayan insanların hakkıdır. Bu alanların satılması ya da farklı amaçlarla kullanılması, Şanlıurfa’nın geleceğine zarar
vermektedir. Bu nedenle; Tüm hemşehrilerimizi ,Sivil toplum kuruluşlarını, Meslek odalarını ve Siyasi partileri ve yerel yöneticileri bu hukuksuz uygulamaya karşı ses yükseltmeye ve
sürece müdahil olmaya davet ediyoruz. Ayrıca hatırlatıyoruz ki; söz konusu planlara karşı itiraz süreci devam etmekte olup, vatandaşlarımızın bu sürece katılımı büyük önem taşımaktadır.
Urfa Çalışma Grubu olarak; daha önce olduğu gibi bundan sonra da: Bu sürecin takipçisi olacağımızı , Hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi ve Şehrimizin hakkını savunmaya
devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Urfa’nın geleceği sahipsiz değildir."